22 Eylül 2012 Cumartesi

Eylül'ün 3. Haftası Pazarda Neler Var? Sütlaç Tarifi


Sebze ve meyve alışverişimi yıllardır pazardan yapardım. Artık Akdeniz'e taşındım, manavdan da alışveriş yapsam fark etmiyor, orada da pazardaki ürünü bulabiliyorum :) Ama hala pazara gidiyorum, çünkü hem pazarın havası başka, hem orada peynirli-tereyağlı bazlamamı yiyebiliyorum, hem de köylülerin kapı önlerinden topladıkları ve normalde manavlarda satılmayan meyve ve otları bulabiliyorum.



Bakalım bu hafta evimizde neler var:
  1. Kırmızı kapya biber
  2. Pırasa
  3. Taze barbunya
  4. Yufka
  5. Tarla Domatesi-Salatalık
  6. Erik-Üzüm-Elma-Armut-Kavun-Karpuz-İncir
  7. Maydanoz 
  8. Çiğ süt

Demek ki evimizde bu hafta ne pişecekmiş?! :)
  1. Etli dolma: Kızım artık dolmanın biberini de keyifli yiyor ama yazın dolmaları kırmızı biberden yapmayı tercih ediyorum. Kırmızı biberin tatlımsı bir tadı var, ailecek dolmaya yakıştırıyoruz.
  2. Pırasa kavurma: Zor günlerin kurtarıcısı. Denizden eve gelip de acilen yemek yapmam gereken zamanlarda hemen pırasa kavurması yapıyorum. Yanında yoğurtla bir öğün oluyor.
  3. Pırasalı börek: Pazardan taze yufka alınca, pırasalı börek yapmadan olmaz.
  4. Barbunya pilaki: Zeytinyağlı barbunyaya bayılırım. Taze barbunya sanırım bitmek üzere. Bir kilo kadar ayıklayıp buzluğa atacağım.
  5. Tarla domatesi: Bizim pazarda hâlâ var. Bir miktar domates konservesi yaptım. Bu hafta da menemenlik konserve yapmak niyetindeyim.
  6. İncir: Bizim burada incirin bin bir çeşidi var. Köylülerin topladıkları iri bilye boyutlarındakileri çerez gibi yemeye bayılıyorum. Siyah incir ise bal gibi. Frenk incirini bilir misiniz? Ben buraya gelince öğrendim. Kaktüsün meyvesi aslında, ama incir deniyormuş. Bu yaz başlıca tatlımız incir, bal gibiler yahu!
  7. Elma: Bütün yaz yememiştik. Artık yavaş yavaş yemeye başladık.
  8. Armutlu kek: Ne kadar lezzetli oluyormuş meğerse? Geçen hafta yumuşayan armutları değerlendirmek için yaptım, bayıldım. Bu hafta yine armut aldım, umarım yumuşamaya vakti kalır :)
  9. Çoban salata: Yeşillik almıyorum artık pek. Çünkü salata olarak kuru soğan, domates, salatalık, biraz maydanoz üzerine nar ekşisi ve zeytinyağı koyup yiyoruz. Zaten kızım bazen salatayla öğün yapıyor :)
  10. Sütlaç: Artık çiğ süt alıyorum. Köylü bir amca sokağımın başına getiriyor haftada iki gün. Üzerinde iki parmak yağı oluyor. Kaymağını kahvaltıda balla yiyoruz (üstünüze afiyet). Sütüyle de sütlaç yapacağım bu hafta. Kızım tadına bayılıyor. Kısa bir sütlaç yapımı önerisi de vereyim:
  • Sütlü tatlı yaparken olabildiğince nişasta kullanmayın, acı bir tat veriyor. Pirinç unu da kullanabilirsiniz ama en iyisi buğday unudur.
  • Nişasta kullanmamak için nişastası bol bir pirinç tercih edin. Osmancık pirincinin nişastası boldur mesela.
  • Mümkünse çiğ süt, mümkün değilse tam yağlı süt kullanın. Süt ne kadar kaymaklıysa (yağlı yani) sütlaç o kadar lezzetli olur.
  • Sütlaç uzun sürede pişmeli ki böylece sütün suyu buharlaşsın ve süt katılaşsın; ayrıca süt, un ve pirinç iyice özdeşleşsin. Bu nedenle ben pirinci önceden haşlamam, çiğden koyarım, pirinçler sütün içinde pişerler.
  • Sütlaç pişirirken mümkün mertebe ocağın başından ayrılmadan sürekli karıştırmak gereklidir. 
  • Kaselere boşaltırken tencerenin altı kapatılmamalı ki pirinçler dibe çökmesin, kaselere eşit oranda dağılsın.

Gelelim sütlaç (sütlü aş) tarifine (hepsi göz kararı, damak tadı)
- Süt
- Pirinç
- Toz şeker
- Un

  • Tencereye, soğuk sütü koyun.
  • Üstüne pirinci YIKAMADAN koyun. Pirincin miktarı damak tadına göre değişir. Kimi az pirinçli sever, kimi çok. Ben 1 litre süte 1 küçük çay bardağı kadar pirinç koyuyorum.
  • Sürekli karıştırarak kaynatın. 20 dakika kadar kaynasın ki pirinçler yumuşasın.
  • Unu ekleyin. Unun miktarını da göz kararı ayarlıyorum. Önce biraz ekleyip bekliyorum, yeterli bulmazsam biraz daha ekliyorum. Ama aşağı yukarı 1 litre süte 1 yemek kaşığı un iyi geliyor.
  • Çırpıcı ile çırparak karıştırırsanız topaklanmaz. Topaklanmadan ekleyemiyorsanız biraz soğuk sütün içinde unu ezip, yavaş yavaş dökün tencereye. Bir 20 dakika daha kaynatın, karıştırmayı unutmayın.
  • Pirinçler iyice yumuşayınca, en son aşamada şekeri ekleyin. Şekeri ekledikçe sütün tadına bakın, damak tadına göre değişir şeker miktarı ama ben 1 litre süte 1 çay bardağı kadar şeker koyuyorum. Şeker içine girdiği yemeği biraz sulandırır, kıvamını kontrol edin. 
  • Kıvam kontrolü için bir çay kaşığı sütlacı alıp, cam bir çay tabağına dökün. Bir iki dakika sonra tabağı eğin, eğer soğumuş sütlaç akmadan duruyorsa bu iş bitmiş demektir.
  • Tencerenin altını KAPATMADAN, kepçeyle kaselere aktarın.  
  • Kaseler soğuyana kadar tezgahta beklesin, sonra buzdolabına geçirin. Buzdolabında üstü açık bekletirseniz, süt dolaptaki bütün kokuları emer. Bu nedenle mümkün mertebe ağzı kapalı kaseler kullanın.
  • Yerken kan şekerinizin aniden yükselmesini istemiyorsanız (hem pirinç, hem de şeker çifte tehlike; her ikisinin de glisemik indeksi çok yüksek), yerken üzerine bol bol tarçın serpin.
Afiyet şeker olsun :)

12 yorum:

  1. kaktüs meyvesine "mısır inciri" deriz ve çok severiz. pırasa, karnabahar, kereviz yağmur yağmadan almam:) kış sebzesi onlar.nesli tükenmekte olan pembe domatesin tam zamanı bol tüketmeli. kışlık domates için küçük ve sivri olan (burada söbü derler) kırmızı domates etli etli güzel oluyor.salça ve tarhana yapma zamanı. senden bekliyoruzm bu sene.ben hazırladım bile. Fethiyede haftada 4 gün semt pazarı kuruluyor.En büyüğü salı pazarı. cuma günleri köylü pazarı derler. cumartesi ve olmadı pazar pazarı.sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pırasa yazın olmaz mı gerçekten? Hayal kırıklığı yaşıyorum şu an :)
      Bizim pazarda bütün yaz pırasa vardı. Ben de taze soğan filan gibi yaz kış büyüyen bir sebzedir diye düşünmüştüm. Hani pırasa da soğangillerden ya? Kendi bahçesinin sebzelerini satan bir teyzeden alıyorum hep. Şüphe düştü şimdi içime. Bu cuma gidip sorucam bakalım, nasıl yetiştiriyorlarmış bu sebzeleri.
      Sahi kışlık sebzeleri yazın nasıl yetiştiriyorlar acaba? Kış serası diye bir şey var mı ki? Kimden öğrenilir acaba bunlar en doğru?
      Bizim burda pazarda da manavda da pembe domates satılıyor zaten hep. Bütün yaz pembe domates yedik. Ama artık bitti, bulunmuyor.
      Söbü dediğiniz sanırım bizim Çanakkale domatesi diye bildiklerimiz. Buralara fazla gelmiyor. Sanırım burada yetiştirilmiyor, domates bolluğu içinde Çanakkale'den domates getirtmek de pahalı oluyor herhalde.
      Tarhana ile uğraşamam, tembelim demiştim değil mi? :) Pazarda teyzeler binbir çeşidini yapıp satıyorlar. Salça da öyle, pazar ev salçası dolu. Ama az biraz deneme yapacağım salça ile ilgili. Beğenirsem kendi yaptığımı, seneye gene denerim.
      Fethiye büyük yer burayla kıyaslandığında. Burada haftada 4 gün pazar iş yapmaz sanırım. Buradaki pazar zaten köylü pazarı sayılır. Çoğu satıcı 60 km ilerdeki bir köyden geliyor. İstanbul'da da severdim pazarı ama burada daha çok sever oldum :)

      Sil
    2. Bu hafta ancak fırsat bulabildim. Alışveriş yaptığım teyzeye sordum. Aynen tahmin ettiğim cevabı verdi. Pırasa taze soğan gibi kolay yetişen bir bitkiymiş ve onlar da serin olan yaylada yazın da yetiştirebiliyorlarmış... Artık günahları boyunlarına. Yetiştirirken suyuna, toprağına bir şey katıyor musunuz diye soramadım tabii...

      Sil
  2. yaşasııın :) çok teşekkürler çok bilmiş :) takipteyim hep.

    YanıtlaSil
  3. Siz istanbul'dan ailecek göç ettiniz sanırsam :))

    YanıtlaSil
  4. -Pırasalı böreğin hastasıyız!
    -Barbunya 5 kilo attım ben buzluğa :)
    -İncir en sevdiğim yaz meyvesidir, allaan Angarasında 1 hafta ancak yiyebildik..pek mutsuzum o konuda..
    -Sütlacı yaparken ciğ süt önceden kaynamışmıydı yoksa pirinçle pişerken mi yaptı ilk kaynamasını?
    -Armutlu kek tarifi isterük! :)
    -Nerde yaşıyorsun kuzum sen?

    -Son!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çiğ sütü alır almaz kaynatıyorum, yani pastörize ediyorum. Sütlacı da pastörize edilmiş sütümle yapıyorum. Ama aslında mantıklı, alır almaz sütlaç yapacak olsam, önceden kaynatmaya gerek kalmaz :)

      Elmalı herhangi bir keki armutlu da yapabilirsiniz sanırım. Biraz daha sulu ve biraz daha tatlı oluyor. Benimki Beyaz Unsuz Şekersiz Hamur İşleri kitabından aldığım bir tarif. Yazarım ama telif hakkı ihlali olur mu ki?

      Kaş'a taşındım, nispet gibi olmasın da... :)

      Sil
  5. frenk incirine biz de Mersin'liler olarak 'dikenli incir' deriz. ben Mersin'deyken tam da mevsimiydi. bol bol bulundugundan ve surekli gozumun onunde oldugundan mutevellit uzun zamandir yemek aklima gelmiyor. baska bir sehire gezmeye gitsem ve bunu gorsem eminim hemen tadarim neymis bu diye.
    bu arada ellerine saglik, ne kadar ozverilisin. alisverisler, yemekler, tatlilar... ben bazen yazilarini okuyup yoruluyorum inan:) ofis calisani olmaktan kaynakli evde bayagi bir usengecim. ama dogum iznindeyken ben de mutfakta daha aktif oldugumu soyleyebilirim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıları okuyunca öyle geliyordur. Eşime sorsan dünyanın en tembel kadınıyım :) Beni tanıyan eş, dost bu yazıları okusalar gülerler sanırım. Ciddi tembel biriyimdir. Ama cidden de yapıyorum bunları...

      Sanırım önceliklerim farklı. Yani her hafta alışverişe zaman buluyorum da 2-3 haftada bir ütü yapıyorum. Ya da her gün taze yemek yaparım ama evi toplamayıp, dağınık bırakabilirim. Kızım sokakta tatlı yemesin diye evde tatlı yaparım ama yerleri süpürmem mesela.

      O incir de gerçekten dikenli :)

      Sil