27 Ağustos 2015 Perşembe

Okulsuz Eğitim veya Ev Okulu Tercihi Radikal Bir Karar mı?



Evokulu ve okulsuz eğitim kararları artık daha fazla tercih edilir ve daha fazla dillendirilir oldu. İşte Milliyet Gazetesi'nde bir röportajda Yeşim Büber de çocukları için tercihinin bu yönde olacağını belirtiyor. Röportajda ayrıca okulsuz eğitimin sırf çocuk eğitimi ile ilgili bir karar olmayıp bir yaşam tarzı seçimi olduğunu da çok net görebiliyoruz:

Hayatın figüranı olmayacağım...


Yedi yıldan bu yana eşi, ikiz oğulları Can Yunus ve Nehir ile teknede yaşayan Yeşim Büber ile Marmaris’te buluştum. Teknelerini bağladıkları Okluk Koyu’nda bir günü beraber geçirdik. 2007’de evlerini boşaltıp, tekneye sığarak İstanbul’dan yola çıkmışlar. Tekneleri öyle lüks değil. Ne yardımcıları var ne de tayfaları… Her şeyi kendileri yapıyorlar.Elbette ne kadar tüketim çılgınlığından kaçsalar da asgari tüketim için bile para gerekiyor. Mehmet Aksın özellikle reklamsektöründe aranılan bir görüntü yönetmeni. En son Zehirli Sarmaşık ve Acayip Hikayeler’de rol alan Yeşim Büber de doğum sonrası ara verdiği dizi sektörüne bu kış dönmeyi planlıyor. Bir dönem çok ses getiren İnşaat ve Yolda filmlerinde de oynayan Yeşim Büber ile alternatif hayatı konuştuk.

KUYU SUYU İÇİYORLAR
Anneler artık çok anne, bütün hayat çocuklara göre organize ediliyor. Biliyoruz ki tekne o kadar da steril değil. Nasıl büyüyor çocuklar?                                
Ormanda emeklediler, yürüdüler. Ağızlarına toprak, taş atıp, dal kemirmeye bayılıyorlardı. Son derece steril olmayan bir ortamda büyüdüler. Halâ öyleler. Ama bunun da karşılığı olarak doğduklarından bu yana hastaneye gitmedik. 2 yaşındalar. Gayet sağlıklı gidiyor her şey. Toplumda genel olarak bir temizlik takıntısı var. Hijyen pazarlanıyor. Anneler için çocukları en hassas noktaları olduğu için temizlik pazarlaması çocuk büyütmede en çok iş yapan sektör haline geliyor. Normal doğum yaptım. Hastaneden çıkıp ertesi gün yine tekneye geçtik. Teknede kendilerine dikkat etmeyi öğrendiler. Anneler, babalar sürekli çocuk düşmesin diye kalkan gibi çocuğun tepesindeler. Çocuk için de çok daraltan bir hal o. Kendi başına bir şey yapmaya çalışıyorsun, sürekli tepende birisi. Rutin flor takviyesi verecekti doktor. Kuyu suyunu arıtıp içtiğimizi öğrenince onu da vermedi. Kuyu suyu flor açısından daha zenginmiş. Ticari sularda eksik oluyormuş.

Çocuklar reklamlarda bir şey görüp istediğinde nasıl ikna ediyorsunuz peki?
Reklam görmüyorlar ki! Televizyonumuz yok.
İlk yardım kursu aldılar

Açık denizdesiniz ve çocuklar hastalandı. Bu bir risk değil mi?
Çocuklar olduktan sonra çok uzun mesafe yapmadık. Riski minimuma indirmek için Marmaris’te hastanede iki günlük kurs aldık. Çok yetkin bir ecza dolabımız var. Hafif cerrahi müdahaleler, kırık çıkık müdahaleyi yapabilir durumdayız. Eğer ihtiyacınız olursa uzaktan teşhis ile doktorlardan yardım almak mümkün.

Evhamlı şehir annelerine ne öneriyorsunuz?
Doğadan o kadar da koparmamak lazım. Annelik içgüdüsü denen bir şey var ya, onu dinlemek lazım. Sen anne olarak zaten doğru olanı biliyorsun. Sürekli bir kitap anneliği var. Bu kadar uzaklaşmamak lazım kendinden. O kadar da kitaplardan öğrenilecek bir şey değil annelik.

Pasifik’e açılacaklar
Teknede yaşama fikri nasıl oluştu?
İstanbul artık zor gelmeye başlamıştı. Sorgulamalar başladı. Bu trafikten mutlu muyum, yaptığım işten mutlu muyum? Mehmet’in deniz sevdası vardı. Bir tekne alalım, teknede yaşayalım dedik. 2007 yılında evi tamamen kapatıp tekneye yerleştik. Bir yıl Akdeniz’i gezdik. Niyetimiz daha yola devam etmekti. Sonra hadi dönelim, çalışalım, tekneyi büyütüp çocuk yapalım, devam edelim dedik. Tekneyi büyüttük, çocukları yaptık, Şimdi tekrar yola çıkacağız, bir iki sene daha çalıştıktan sonra... Pasifik’e doğru gitmek istiyoruz.   

Bir teknede iki kaptan
Tekneye de sığılıyormuş! Evlere niye sığamıyoruz?
Lüks sevmiyorum. Zaten şu an hayatımı bu kadar küçültmeme rağmen gezegene yine de zarar veriyorum. Bunun vicdani rahatsızlığını hissediyorum. Bir de o kadar büyük hayatları ahlaki olarak kaldıramayacağım. Sığamama durumu sistemin tuzağına düşmek işte. Ne kadar tüketirsek o kadar var olacağımızı sanmanın yanılgısından kaynaklanan bir şey. Hayatın figüranı olmak. Olmayacağım dedim kendi kendime ve hayatımı olabildiğince küçülttüm. Teknemiz 15 metre. Daha büyük bir teknemiz olsa mesela, bu kez tayfamız olması gerekecekti. 
İki kaptanız; Mehmet ile ben. Uzun yolda vardiya usulü kullanıyoruz. Bakımını da kendimiz yapıyoruz. Kendi kendinize yeterli olmayıp, çalışanınız olup hizmet almaya başladığınız anda ‘lüks’ bir hayat başlıyor. Bu bize göre değil. Burada İstanbul’da harcadığımızın yüzde 30’unu anca harcıyoruz. 
 
 
Yeşim Büber ve eşi Mehmet Aksın, çocuklarıyla son derece sağlıklı bir ilişki kurmuş. Onların kalkanı değil yoldaşı olduklarını sık sık vurguluyorlar.
 
Mektupla ya da okulsuz eğitim

Çocuklar okula başladığında nasıl olacak?
Eğitim sistemi ile ilgili çok ciddi kuşkularım var. O gri, ruhsuz binalarda, askeri eğitim almadık mı hepimiz. Öğretmenlerimizle hiyerarşik ilişkilerimiz, kendimizi hep değersiz hissetmemiz. Kimlik bulma çabalarımızın hep engellenmesi. Okullar, sistemi sorgulamayan bireyler yetiştirmeye yarıyor. Bu olumsuz deneyimleri çocuklarıma yaşatmak istemiyorum. Türkiye’de evden okul, dışarıdan eğitim legal değil. Eşim Mehmet’in Fransız vatandaşlığı da var, çocukların da. Home schooling (mektup eğitimi) denen bir sistem var Avrupa’da. Müfredat size geliyor, siz çocuğun ebeveyni olarak eğitmeni oluyorsunuz. Sınavlarını gönderiyorsunuz. Bir de unschooling diye bir kavram var. İngiltereKanada gibi ülkelerde uygulanıyor. Bunda ise bir müfredat yok, çocuğun okul ile ilişkisi yok. Herhangi bir zamanda okula başlamak istediğinde yeterlilik sınavına giriyor. Başarılı olduğunda nereden isterse oradan başlıyor okula. Bunlardan birisini seçeceğiz. Çocuklarıma TEOG stresini yaşatmak istemiyorum. Ben çocuğuma gezegenine sahip çıkmasını öğretmek istiyorum. Başkalarının hayatlarına, varlığına saygı duysunlar, kendi hayatlarına sahip çıksınlar. Bir şey ekip biçebilsinler, hayatta kalabilsinler, bence başarı budur. 
 
‘Kuaför ve ütü hayatımdan çıktı’
2007’den beri saçını boyatmadığını söyleyen Yeşim Büber, “Her ay kuaför, manikür-pedikür, üstümden ağır bir yük kalktı. Ütü yapmıyor, sürekli temiz giysiye ihtiyaç duymuyorum. Kırışık, lekeli, yırtık, hiç dert değil artık. Sadece üşümemi engellesin ya da güneşten korusun yeter. 
Çok mutluyum, hakikaten keyfim çok yerinde” diyor.
 
Bu kış ekranlara dönüyor
Yeni dizi var mı?
Projeleri değerlendirmeye başladım. Bu kış birisinde çalışacağım. Çocuklar doğduktan sonra çok çalışmak istemedim. Bebeklik dönemini birlikte geçirmek istedim. Önümüzdeki sezon için görüşmelerim sürüyor. Çalışmaya başlayacağım şimdi yeniden.  
 



13 yorum:

  1. Cesur bir bakış açısı. Çok haklı olduğu yanlar da var tabi.
    Ama herkesin kolaylıkla uygulayabileceği bir hayat tarzı değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Muhakkak ki herkese uygun bir hayat tarzı değil. Ama bana garip gelen de şu: Dünyadaki her insan birbirinden farklıyken nasıl oluyor da tüm dünyadaki kentli insanlar aynı hayat tarzını sürdürüyor? Herkesin kolaylıkla uygulayacağı kenedine has bir hayat tarzı olması daha makul değil mi? Bugün ne bileyim Londra'da bir apartman dairesine gitsem, gözüm kapalı evin içinde dolaşabilirim. Salondaki oturma takımı, üçlü koltuğun TV ünitesine bakması, yemek masası, mutfak tezgahı... Her şey aynı olmak zorunda mı? Misal belki ben bağdaş kurup oturmayı sevdiğimden, evimde yer minderleri tercih ediyorum. Ya da ben yer yatağında yatmayı seviyorum ve "yatak odası" diye bir oda düzenlemek istemiyorum evimde? Ama yooo, öyle insanlara marjinal deriz. Efendim her evlenen çiftin oturma grubu, yemek odası ve yatak odası takımları alması gereklidir. Almazsa garipseriz. Garip değil mi sizce de?

      Sil
    2. Benim minderim var orda oturuyorum,koltuk takımı yerine iki büyük
      çekyat aldım,yemek masası almadım,ama yerde yatmayı sevmiyorum kocaman bir yatak aldım.
      Ama memlekette tanıdıkların içinde olsam tabiki insanların bakış açısından eninde sonunda rahatsız olup herşeyi herkesinki gibi yapmak zorunda olacaktım eminim.
      Ayrıca okulsuz eğitim sayılır mı bilmiyorum ilkokul cağında yaşadığım yerde okul olmadığı için ilkokula gitmedim.sonra ortaokul lise üniv y.lisans.ilginçtir lisede sınıftaki en başarılı öğrenci bendim ve okuldaki sıralamam da hiç fena değildi.üstelik dersleri ağır bir okul okudum.

      Sil
    3. Aaaa harika. Tam bir okulsuz eğitim örneğisiniz. Zira 11-12 yaşında çocuk artık okula gitmek isteyip istemediğine kendisi karar verebilecek yaştadır zaten çoğu zaman. İsteyerek gittiğiniz için de başarılı olmuşsunuz. Süper

      Sil
  2. Eşimin hayali de kışın ege'de yazın da teknede yaşamak ne kadar güzel bende özendim şimdi :)

    Takip etmek isterseniz blog adresim http://yenihayatiminilkgunu.blogspot.com.tr/
    bende takipteyim sevgiler :)

    YanıtlaSil
  3. Sağlığınızı seviyorsanız içerisinde kimyasal ve katkı böcek ilacı içermeyen organik ürünler tüketin.
    organikalsak.net

    YanıtlaSil
  4. Markası ve modeli ne olursa olsun klimanın ilk günkü verimlilik ve performansla çalışması için periyodik klima bakım hayati önem taşır. Herhangi bir arıza durumuyla karşılaşmayı en aza indirgemek ve cihazı yormamak için klima bakımı yaptırılmalıdır.
    Daha fazla bilgi için sitemizi ziyaret edebilirsiniz.
    http://www.klimaservis.com/klima-bakim-servisi/
    #klima #klimaservis #klimabakım

    YanıtlaSil
  5. Hayalim böyle sade bir hayat yaşamak derviş gibi bir lokma bir hırka çünkü eşya insana yük anladım..

    YanıtlaSil
  6. Peki sonuç?? Kızınız için şu an ne yaptınız??

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kızımın özeli olduğu için kamuya açık alanda paylaşmak istemiyorum.

      Sil
    2. Kızınizin kimkigi ve sizin kimliğimiz gizli olduğu için soruyorum. Ayrıca amacım kızınizin durumu degil, böyle düşünen bir anne olarak sonuç itibari iş ne yaptığınız beni ilgilendiren kısım.Ayni fikirleri paylaşan bir anne olarak sonuç ne oldu merak ediyorum. Amacım fikir alışverişinden ibaret..

      Sil
  7. Ben sizin blogunuzu ne çok beğendim böyle. Tam aynı kafada gibiyiz. Okulsuz hayat bizimde en istediğimiz olay kızımzi okula göndermek istemiyoruz. Yukarıda ki yorumlardan okudum da bnede yatak odasını yada diğer odaları ayırmak istemezdim ama eşimde biraz horlama problemi olduğu için kızımin kalitesiz uyumasına sebep oluyor.mecbur ayırdık ama çocukların farklı odalarda yatmasını asla istemem. Benim sayfam da www.yabanadogru.com beklerim bende kendi sayfama.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Bu gadget'ta bir hata oluştu

Instagram

Instagram

Twitt'le

Bu gadget'ta bir hata oluştu

Translate

E-posta Yoluyla Takip Etmek İçin:

İstatistiklerim


View My Stats