27 Eylül 2010 Pazartesi

Çocukluk çağında eğitim nasıl olmalıdır?

Cevap: Bu sorunun cevabı her aile için farklıdır sanırım.

Ben kendi kızım için öncelikle sevgi arıyorum. Kızımın sevgi dolu bir ortamda, arkadaşlarıyla, oynayarak büyümesini istiyorum. Mesela hayalimde bir köy var. Etrafta neşeli, tombik, hayat dolu köylü kadınları ve onların burnu sümüklü, yanakları kırmızı çocukları... Ve, bu çocuk kalabalığının arasında kızım ağaçlara tırmanıyor, dallardan at yapıyor, kızak kayıyor, bebekleriyle oynuyor vs vs

Elbette köye yerleşebilecek durumda değilim. Şehirde ve dört duvar arasında doğdum büyüdüm, okudum okuyorum, sevdiğim bir işim var ve hayalimdeki bu dünyada nasıl yaşanır ve çocuk olunur bilmiyorum. Ama elimden geldiğince hayalime yaklaşmaya çalışıyorum.

Sitede oturuyorum. Kızımı günde 1 ila 3 kez dışarı çıkarıyorum. Günün yarısı hatta fazlası sokakta geçiyor diyebilirim. Etrafta şen köylü kadınları yok ama keklerini pişirip, çaylarıyla çocuk parkına gelmiş ev hanımı anneler var. Belki kızımı özgürce tek başına oynaması için diğer çocukların arasına salamıyorum ama olabildiğince uzaktan ve karışmadan oynamasını seyretmeye çalışıyorum. Adım Hıdır, elimden gelen budur...

Gel gör ki etrafım aktiviteci annelerce sarılmış durumda; ki bu annelere kendi annem de dahil. Ben böyle aktivite çocuğuydum; yuvalar, yaz okulları, en iyi okullar, kurslar, spor salonları... Ne oldu kardeşim? Her haltı bilen, ukala dümbeleği, sosyal davranış bozukluğu gösteren, iyi eğitimli ama dengesiz bir tip oldum çıktım ortaya. Özgeçmişimi yazsam ayakta alkışlarsınız ama karşınıza geçsem "Amma da ukala, kendini beğenmiş" dersiniz. Ben kızımın benim gibi olmasını istemiyorum (Tam tersini söylemem gerekmez miydi?)

Ben kızımın iyi okullarda okumasını istemiyorum, iyi aile çocukları ile arkadaşlık etmesini istemiyorum, matematik dersinde başarılı olmasını da istemiyorum. Eğer içinde varsa bunların hepsini yapsın tabii ama istemiyorsa zorlamak istemiyorum. Ben kızım doya doya sevgiyi tatsın istiyorum. Gezsin, eğlensin, toprağa çıplak ayak bassın, yağmurda ıslansın, arkadaşı tarafından ısırılsın, oyun oynarken mızıkçılık yapsın istiyorum. Geçmişe dönüp baktığında net anıları olmasın ama hep bir mutluluk hissi dolsun içine ve çocukluğunu hatırladıkça yüzüne bir tebessüm yayılsın istiyorum.

Varsın iyi eğitimli olmasın ama mutlu olsun, doyumlu olsun, özgüvenli olsun istiyorum. Hem de etrafımdaki herkes eğitim delisi olacağımı varsaydığı halde ben böyle olsun istiyorum. Eğitimin matematik, kimya, Osmanlı tarihinden ibaret olmadığını; daha da önemlisi, insan ilişkileri, farkındalık, özbilinç gelişiminin eğitimin temeli olması gerektiğini düşünüyorum.

Kızımı kendi ördüğüm kozada yetiştirmek istemiyorum. Benim gibi ülkesinin elit kesimi içinde büyümesini istemiyorum. Tüm galliz küfürleri duyabileceği, yaşadığı ülkedeki insanları tanıyabileceği alanlarda büyümesini istiyorum. Üstelik kimse de bu isteklerime inanmıyor, herkes gülüp geçiyor, bana "he, he" diyor iyi mi?

Hata mı yapıyorum bilmiyorum ama kızımın bu şekilde büyümesi için şu anda elimden geleni yapıyorum, yapmaya da devam edeceğim.

14 Eylül 2010 Salı

Çocuk büyütmek sabır işi mi?

Cevap: Evet; ama sabır kavramınız anne olduktan sonra tamamen değişiyor.
Bir anne kendi günlüğünde öyle güzel ifade etmiş ki bu duyguyu; altına imzamı atmakla yetinmek istiyorum...
"Sabır senin içsel zamanınla senin dışında akan bir zaman arasında yaşanan uyumsuzluğu anlayışla karşılamayı öğrenmen demekmiş. 
Bebeğin kendi zamanında yerken onu beklemeyi, kendi hızında yürürken ona uymayı, kendi hızında çiş kaka yaparken ona eşlik etmeyi ve senin kendi zamanını ona dayatmamayı öğrenmen demekmiş. 
Yavaşlık aldığın yudumun hakkını vermek, hayattan daha çok tad almak, çocuğunun zamanını izlerken akıp giden günlerine başka bir bakışla bakmak demekmiş. 
Güzel bir şeymiş, keyifli bir şeymiş sabırla yavrunun büyüyüşünü izlemek."


2 Eylül 2010 Perşembe

Vajinal yapışıklık nedir? Nasıl tedavi edilir?




Bu tür konuları yazarken tıbbi yardımda bulunuyormuşum gibi anlaşılmasından çekiniyorum. Bu nedenle tekrar etmek isterim ki burada yazdıklarım tamamen kendi tecrübelerime dayanmaktadır. Hiçbir tıbbi eğitimim yoktur. Bu nedenle yazdıklarımı sadece bir kişinin tecrübesi olarak okuyup, tıbbi öneriler olarak görmemenizi rica ederim.

Kızımda vajinal yapışıklık olduğunu aileden hiç kimse fark edemedi. Anladığım kadarıyla genetik bir husus. Doktorlar vajinal yapışıklığın neden oluştuğunu bilemeseler de etrafımda gördüğüm kadarıyla ailesinde vajinal yapışıklık olan kız bebeklerde böyle bir durum görülebiliyor. Benim ailemde yoktu, eşimin ailesinde olduğunu ise artık ailede hiç bebek kalmamış olduğundan kimsenin aklına gelip de bana söylememişti.

Kızımın bakımını eşim de ben de itinayla yapmamıza rağmen yapışıklığı fark etmemiştik. Çünkü nerenin, nasıl görünmesi gerektiğini bilememişiz. Şimdi bu yapışıklığı tarif etmeye çalışacağım ama hakikaten anlaşılması zor, ancak bilen bir göz farkı anlayabilir. Kız bebeklerde sıklıkla karşılaşılıyormuş; dolayısıyla rutin aylık kontrolü sırasında çocuk doktorunun vajinayı kontrol ederken bu yapışıklığı da fark etmesi gerekir.

Tarifi ise şöyle: Regl kanamasının olduğu, cinsel ilişkiye de girilen vajen girişinde zara benzer bir oluşum oluyor. Ama özellikle bu zar sonuna kadar vajen girişini kapadığında, yapışıklığı fark etmek zor oluyor. Orası yine bir delik gibi görünüyor ama derinliği olmuyor. Nasıl anlatsam, bir kuyu gibi düşünün, vajeni araladığınızda içi, işte böyle bir kuyu gibi derin görünmeli. Eğer derinlik görünmüyorsa yapışıklık var demektir.

Bize doktorumuz Ovestin krem verdi. Söz konusu yapışıklığın östrojen salgılaması olmamasından kaynaklandığı düşünülüyor bu nedenle östrojen hormonu içeren bir krem veriliyor. Ovestin krem, öğrendiğimiz kadarıyla piyasadan kaldırılmış ve henüz muadili de çıkmamış. Ama son kullanma tarihi henüz gelmemiş kremlerden piyasada bulmak mümkün. Bu nedenle kremi alırken son kullanma tarihine bakmanızı tavsiye ederim.

Krem östojen hormonu içerdiğinden fazlaca kullanılması tavsiye edilmiyor. 1 hafta kullanın, sonra 1 hafta ara verip tekrar 1 hafta kullanın diyorlar. Eğe bu 2 hafta sonunda açılmazsa bir çocuk cerrahı tarafından müdahale edilmesi gerektiği söylenmişti bize. Bu müdahale de yapışıklığın miktarına göre elle ya da neşterle olabilirmiş.

Ben tabii el kadar bebeğimin vajinasının neşterle kesilmesi fikrinden feci halde ürkmüştüm. Krem yapışıklığı açsın diye dua edip duruyordum. Bu arada internetten de konu hakkında bilgi edinmeye çalışıyordum. Fark ettim ki kremi sürerken hata yapıyormuşum. Bayağı böyle bastıra bastıra, masaj yapar gibi sürmem gerekiyormuş. Elimle masaj yapmaya başladım; yapışıklık hafifler gibi oldu ama yine de tam açılmıyordu. En son gün eşim eline bir kulak çubuğu aldı, ben kızımla oynarken o da kulak çubuğuna sürdüğü kremi masaj yapıp bastırarak sürmeye başladı. İkimiz de boncuk boncuk terledik gerginlikten ama sonunda açılıverdi...

Bu işlemler esnasında kızım en ufak bir rahatsızlık belirtisi göstermedi. Demek ki çocuk cerrahı "Çok basit bir işlem" derken haklıymış, boşuna gerilmişim. Ama yine de ev ortamında anne ile oynarken bacaklarını babaya açmak ayrı, hastahane ortamında tanımadığı bir doktora bacaklarını açmak ayrı. Eğer cerraha gitmek zorunda kalsaydık eminim kızım canı yanmadığı halde epey bir ağlayacak ve ben de canının yandığını düşünüp kendimi kahredecektim. Ama internetten okuduğum kadarıyla, aylardır tanıdığı ve sevdiği doktorlarının müdahale etmesini hiç ağlamadan kabul eden bebekler de varmış.

Şu anda yapışıklık zaman zaman tekrarlıyor. Hemen başında fark edip, bastırarak krem sürüp müdahale ediyoruz. Artık sadece bölgenin irrite olması ihtimaline karşılık bepanten krem ile masaj yapıyoruz. Şimdiye kadar hiç açılmadığı olmadı. Yaptığmız masaj biraz perine msajı gibi ama elbette daha yüzeysel, derine inmeden, sadece kulak çubuğunu hafif hafif bastırmak suretiyle oluyor. Perine masajına ilişkin bir görsel eklersem belki daha açıklayıcı olur:



Bir tanıdığımızın vajinal yapışıklığı olduğu 17 yaşında evlendiği zaman fark edilmiş. Ona da krem vermişler. İlk cinsel ilişkisi biraz ağrılı olmuş ama başkaca bir sorun yaşamamış. Onun kızında da aynı sorun yaşanmış, ama erken fark edildiğinden açılması daha kolay olmuş.

Bir de vajinal yapışıklığın muhakkak açılması gerektiğini, açılmaması halinde idrar yolları enfeksiyonuna neden olabileceğini söylüyorlar. Ancak benim internet üzerinen severek takip ettiğim çocuk hastalıkları uzmanı, uzman doktor Kadir Tuğcu 20 yıllık meslek hayatında vajinal yapışıklık nedeniyle hiçbir hastasına cerrahi müdahale yaptırmadığını ve buna rağmen idrar yolları enfeksiyonu ile hiç karşılaşmadığını söylüyor. Yine aynı doktor regl olana kadar yapışıklığın tekrar edebileceğini, arada kontrol ederek açmak gerektiğini, ama 12 yaş civarında regl olunduktan sonra yeterli östrojen salgılandığından yapışıklığın tekrarlamayacağını da söylüyor. Aynı doktor, vajinal yapışıklığın neden meydana geldiğinin bilinmediğini ama bir ihtimal pişik kremlerinin o bölgeye sürülmesi sonucu, bölgenin kendini korumak için kapanıyor olabileceğine tıp çevrelerinde değinildiğini de belirtiyor.
16. ayında, uzun bir süredir kızıma pişik kremi kullanmıyorum ve gerçekten de yapışıklık bir süredir tekrarlamıyor. Yani pişik kremi ile bağlantısı olabilir gerçekten de...

Sonuç olarak: Eğer kızınızda vajinal yapışıklık olduğundan şüpheleniyorsanız gecikmeden doktorunuza danışın. Vajinal yapışıklık varsa krem ile bastırarak masaj yapıp bizzat açmayı muhakkak deneyin. Ama açılmaz da cerrahi müdahaleye gerek duyulursa, bebeğiniz ağladığında kendinizi benim söylediklerimle rahatlatmayı deneyebilirsiniz: Biz kızımızdaki yapışıklığı kendimiz açtık ve o esnada bebek oyuncaklarıyla oynuyor ve en ufak bir trahatsızlık belirtisi vermiyordu. Yani bebeğiniz canı yandığından değil, korktuğundan veya ortamdan rahatsız olduğundan ağlıyordur. Yüreğinizi ferah tutmaya çalışın...

31 Ağustos 2010 Salı

Bebeğime nasıl oyuncaklar almalıyım? Tomy Bozdolabı Oyuncağı


İşte bu alet benim ilk günden beri kurtarıcım oldu.


Oyuncak buzdolabı mıknatısı mantığı ile yapılmış. Birbirine geçmiş 6 dişliden oluşuyor. Resimde en altta görülen, üzerinde "TOMY" yazan en büyük dişli, ana dişli. Üzerindeki yeşil kadranı sağa ya da sola hareket ettirdiğinizde dişliler de sağa ya da sola doğru dönmeye başlıyor. Bu şekilde birbirine bağlı tüm dişliler hareket ediyor.

Henüz sepetinin içinde yatıp tavana bakmakta olan minik kızımı sepeti ile birlikte mutfağa getirir, bu oyuncağı açar ve kendi işime bakardım. Oyuncağın rengarenk şekilleri, hareket etmesi ve dişlilerin dönerken tıkır tıkır çıkardıkları ses kızımın dikkatini çeker, dakikalarca oyuncağa bakmaya devam ederdi. Hatta oyuncağa ulaşmaya çalışır, bu sayede hareket de ederdi.

Daha sonraları yine mutfakta iş yaparken kızımı mama sandalyesine oturtup, buzdolabının karşısına koyardım. Önceleri uzanmaya çalışmakla yetinirdi. Sonra sonra oyuncakları buzdolabından sökmeyi öğrendi.

Daha da sonra oyuncakları söküp yere atmaya ve "ne oldu acaba bunlara" diye peşlerinden bakmaya başladı. Kızım biraz huysuzlandı mı ona bakan her kim olursa olsun hemen kucağına alıp buzdolabının karşısına geçerdi :)

Kızım şimdi 11 aylık. Artık günde 3 defa 15 dakika yürütecine binme izni var. Ben  de bu zamanları mutfakta yemek yaparak değerlendiriyorum. Tahmin edin kızım o sırada ne yapıyor? :) Artık bu oyuncakları söküp, sonra da yerlerine geri yapıştırabiliyor.

Eve gelen arkadaş çocuklarından gördüğüm kadarıyla yaşı ilerledikçe dişlileri birbirine eklemeyi  öğrenecek. Bu şekilde birbirlerini nasıl etkilediklerini gözlemleyecek. Dişlilerin tümünü bazen ana dişlinin etrafına yerleştirecek, bazen de hepsini tek sıra dizecek. Sonra da nasıl olup da her koşulda birbirlerini döndürdüklerine şaşıracak.

Ayrıca artık sürekli oyun oynayıp hareket etmek isteyen kızımı  yemeğin mutfakta yenmesi gerektiğine ikna etmek için de bu oyuncak çok çok çok işe yaradı.

Ben bu oyuncağı çooookkkk seviyorum, teşekkürler TOMY.

Not: Oyuncağı kızım artık ağzına sokuyor. Ben de yıkıyorum. O rengarenk desenler meğerse plastik üzerine yapılmamış. Aslında kağıtlarmış ve plastik üzerine yapışıklarmış (Hiç belli olmuyor). Yıkayınca altlarına su kaçıyor, aman dikkat.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Instagram

Instagram

Twitt'le

Translate

İstatistiklerim


View My Stats