15 Ekim 2012 Pazartesi

İslamlar Köyü - Değirmen Restoran (Kaş/Kalkan)

 

Kaş'ın Kalkan'ın sıcağından kaçmak ve biraz serinlemek için en uygun yerlerden biri Kalkan'a sadece 7 kilometre uzaklıkta olan gerçek bir köy: İslamlar Köyü (Bodamya).

Köyün her tarafından sular çağlıyor, havası da serin.  Eski zamanlarda köyde Rumlar ile Türkler bir arada otururlarmış. Köyün Rumca ismi Bodamya, Nehirler anlamına geliyormuş. Köyün taşından toprağından su fışkırıyor. 


Rumlar, çağlayan sulardan su değirmenleri yaparak faydalanmışlar. 300 yıllık bu değirmenlerden 2 tanesi halen köyde muhafaza ediliyor. Bir tanesi ise işler vaziyette. Değirmeni işleten 84 yaşındaki Hamdi Sarıkaya, köyün temiz havasının insanı ne kadar dinç tuttuğunun canlı göstergesi (maşallah diyeyim):


Eskiden köyün temel geçim kaynağı zeytincilik ve bağcılıkmış. Köyün yeni gelir kaynağı ise turizm... Köylüler çağlayan sularda alabalık çiftlikleri ve asmaların altında da restoranlar kurmuşlar. Biz tavsiye üzerine Değirmen Restoran'a gittik ve çok memnun kaldık. 

Öncelikle restoranın kendi alabalık çiftliği var:



 Ayrıca restoranın servis alanı çok temiz, çok bakımlı ve inanılmaz güzel bir manzarası var:


Köy serin olduğundan üzerinize örtmeniz için bu harika işlemeli pikelerden koymuşlar oturma alanlarına. Kızımla aynı pikenin altına girip bir şeyler yemeye bayılıyoruz :)

Küçük çocuklarla gelenlere, çocuklar için yer sofrası da açıyorlar. Çocukların hep beraber o sofrada nasıl eğlendiklerini görmeniz lazım :)

Uzakta, Kalkan ve deniz görünüyor.

Veeee elbette beni can evimden vuran nokta: Açık mutfak. İki tane çok temiz giyimli beyefendi yemeklerimizi hazırlıyordu ama ben resmi onlar yokken çektim elbette:


Yolda her taraf üzüm asmalarıyla doluydu. İnip bir salkım koparmaya çekindim ama çok da canım çekti. Restorana girince gördüm ki yemek yemek için oturduğumuz yerin üstü salkım salkım üzüm dolu:


Yemeği yemeden, üzümlerimizi yedik. Bal gibiydiler :)
Menüye bakmak isterseniz burada:





Sipariş ettiğimiz hiçbir şeyde en ufak bir kusur bulamadım. Ki yemekler kızartmaydı ve benim yiyemediğim tek yemek kızartma türevleridir. Ama bu kadar mı hafif olur kardeşim:

Salata yapmak zordur, kolay beğenmem ben ama bu salata harikaydı. İçinde saf zeytinyağı vardı.

Odun ateşinde pişmiş lavaş gibisi yoktur. Mayasız ekmek, şişkinlik de yapmaz.

Tereyağı, sarımsak ve pul biberle pişirilmiş mantar bu kadar mı lezzetli olsun yahu! Utanmadım, şamandıra attım, yani ekmeğimi bana bana yedim; kimse kusuruma bakmasın :)

Sigara böreği yapmak da zordur. Evde de yapmam çünkü beceremem, kendi yaptığımı bile beğenmem. Ama bu börekler gerçekten nefisti. Yalnız içinde maydanoz var, sevmeyenlerin aklında bulunsun.

Bir restoranda kapalı ayran getiriyorlarsa, benim için eksi puandır. Bu ayran ise belli ki köy yoğurdundan yapılmıştı. Üzerindeki köpüğü çekmeye çalıştım ama... (içinde buz parçacıkları da var)

Fırında helva da zorduri pek çok yer yapar ama çoğu beceremez. Bunu ise bir çırpıda bitiriverdik. Fotoğrafını çekmeye yetişemedim, o derece... :) İçinde ceviz de vardı.

Restoranda tek garibime giden, şişe su sunmaları oldu. Her tarafta şarıl şarıl kaynak suları akarken neden pet şişede su geldi, anlayamadım. Ama su konusunda hassas olup pet şişede kapalı su tercih eden de vardır muhakkak...

Alabalık çok lezzetsiz bir balıktır aslında, yemeği pek tercih etmem. Ama bu balığı pişirenin elleri dert görmesin, nasıl lezzetli hale getirmiş balığı anlatamam... Üstelik böyle düşünen sadece ben de değilim, şu linkteki yazıyı olduğu gibi kopyalıyorum (yazanın da ellerine sağlık, belli ki benim gibi yemek yemeyi seven biri :)

"Giriş olarak tereyağında kızartılmış taze keçi peyniri yiyoruz. Bir porsiyonu yerken birkaç porsiyon daha ısmarlama ihtiyacı hissettirecek kadar güzel bir peynir kızartması. Yağsız keçi peyniri çok uygun düşmüş.
Balık olarak doğal olarak tereyağda alabalık yiyoruz. Çok başarılı kızartılmış, ahçıbaşı kızartma üzerine çok iddialı. Tandırdaki silkeleyince kemikteki tüm etlerin düşmesi misali, balığın iskeletini çıkarınca tüm kılçıklar da geliyor, bu derece yavaş ve güzel kızartılmış. Kalkan gibi deniz ürünlerinin en iyi sunulduğu bir yerleşim yerinde alabalık yemek ve önermek garip gelebilir ama öğle yemeği için iyi bir alternatif olabilir."

Bu yazıdan sonra balığın resimlerini koyuyorum:



Yemeği yapan usta işinde çok başarılı. O kadar kızartmayı yerken de yedikten sonra da en ufak bir ağırlık, rahatsızlık hissetmedim ki dediğim gibi evde bile kızartma yiyemeyen biriyim.

Bu arada eklemeden geçemeyeceğim: Restoranın hemen karşısında bir kulübede kilimler satıyorlar. Almak isteyenin aklında olsun. Almak istemeyen, yine de bu güzel kulübeyi görmeden dönmesin :)

Kilimden yapılmış, tavana asılabilen bir bebek beşiği vardı ki ba-yıl-dım.

Şampiyon Avcı Ufuk Bey'e hürmetler...

Değirmen Restaurant
Telefon : +90 (0242) 838 6295
Adres : İslamlar Köyü No: 103 Kalkan, Kaş, Antalya.

Eğer biraz daha serine kaçmak isterseniz İslamlar Köyü’nden, Bezirgan Yaylası’na geçebilirsiniz. İslamlar'dan kuzeye doğru devam ederek, 4 km. sonra Kalkan-Elmalı yoluna çıkılır. Buradan Kalkan yönüne dönüp, 1 km. ilerledikten sonra, Toroslar’la çevrili ovanın ortasındaki Bezirgan Köyü’ne varılır.

20 yorum:

  1. nar danesi'nden sonra burası.. ne harika yerler, liste kabarıyor, gezme isteği de arttıkça artıyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bize misafir olun, biz gezdirelim sizi? :)

      Sil
  2. muhteşem bir yazı olmuş, resmen yanımda oturan iş arkadaşıma hadi kalk, buraya gidiyoruz dedim.

    İştahta sınır tanımayan Canan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah, aynı ben. Rahmetli anneannem bana kızar "Boğazınızın derdine düştünüz gene yollara" derdi :) Eğer siz de seviyorsanız daha çok yazarım ben böyle sevdiğim, beğendiğim yerleri... Tek obur kendimim zannediyorum da insanlara ayıp olmasın diye yazmıyorum.

      Sil
    2. Sevgili çokbilmiş,

      internet çıktı, sadece okuyarak kanımdaki yağ değerlerim artmaya başladı. Sınırsız iştahlı bir insanım, misal 2 gündür canım inanılmaz torik lakerdası çekiyor, yarın akşam gideceğim artık balıkçıya dayanamıyorum.:)

      Siz yazın beğendiğiniz yerleri, biz okuruz.

      Sil
    3. Torik lakerdaya ben de bayılırım ama iyi yapan yer de kalmadı artık. Siz nerede yiyorsunuz?

      Siz de istiyorsanız, yazarım o zaman. Ben de çok iştahlı bir insanım, yazarken de çok mutlu oluyorum. Sizin kan değerlerinizi yükselteyim o zaman biraz :)

      Sil
    4. Bu mevsimde artık palamutla yetinmek zorundayız sanırım, bakalım. Üşenmezsem Emineönü'ne Taze Balıkçı'ya gitmek istiyorum, orda süper lakerda satıyorlar torikten.

      Bir de çocuğuyla yanlız Eminönü'ne gitmek gözünde çok büyüyen tek bir ben mi varım?

      Sil
    5. Konuştuğum hemen her anne Eminönüne çocukla gitmeye üşeniyor ama aslında Eminönü çocukla gitmek için en uygun yerlerden biri. Bir kere trafiğe kapalı alanları çok geniş, çocuğu kontrol etme derdi olmuyor. Sonra o kadar çok ses, renk, koku var ki... Çocuk zaten efsunlanıyor :) Camiide kuşlara yem veriyor, Mısır çarşısında lokum, kuru meyve filan yiyor. Bir de oyuncak alınırsa kendine, dönüş yolunda da sesini çıkarmaz. Eve varınca da yorgunluktan bayılır uyur... Ben tavsiye ederim :)

      Sil
  3. kesinlikle bayılıyoruz böyle yazılara :) bu arada ben senin tam kararında tembel olduğunu düşünüyorum çok bilmiş. eğer çok tembel olsan bunları yazmazdın, yazmaya da üşenirdin. ama tembel olmasan da bize anlattığın pratik yöntemleri bulmazdın. ayrıca yemek, gezmek, doğal yöntemler, doğal yaşam, eh ileride lazım olur diye çocuk ve hamilelikle ilgili şeyler, eğitim, hepsi de çok ilgimi çeken konular.. o nedenle çok söylüyorum ama seni okumayı çok seviyorum :)

    YanıtlaSil
  4. Geçen hafta, yazınızı okuduktan sonra, buraya gittim.
    Sadece balığın tadı güzeldi, geri kalan her şey hayal kırıklığı. Patates kızartmasının tadı dondurulmuş hazır patateslere benziyordu. Personel çok ilgisiz. Zaten orada bizden başka kimse yoktu. İslamlar köyüne giden yol ziftli ve çakıllı. Tehlikeli bir yol, gidenler dikkatli olsun.

    YanıtlaSil
  5. Çok üzüldüm memnun kalmamanıza.
    Patates kızartması yemedim hiç orada. Ama patlıcan, kabak vs karışık kızartma tabağı harikaydı her yediğimizde. Geçen ay 7 aylık hamile arkadaşımız o kızartma tabağını aş erdi de 20 km yolu göze alıp, buraya gittik. Bir daha gidersem eğer bu eleştirinizi okutacağım sahiplerine kesinlikle.
    Biz hep haftasonları gidiyoruz ve hep kalabalık oluyor. Belki haftaiçi boş oluyordur. Hazır boşken daha çok ilgilenmeleri lazım aslında. Burada yani Kaş'ta, insanlar biraz ağırdır, ne istediğinizi sormaya bile 1 saat sonra gelirler. O nedenle mi size ilgisizler gibi geldi acaba? Biz 1 senedir burada yaşıyoruz, hala alışamadık bu rahat tavırlara :)
    Bir de keçi peyniri yediniz mi? İslamlar'ın en meşhur yemeği keçi peyniridir. Lezzetsiz olması imkansız. Ama eğer onu da lezzetsiz yapmışlarsa, bozmuşlar hakikaten demektir.
    Yolda zifte denk gelmedik biz hiç ama evet buradaki köy yolları hep ya çakıl ya da topraktır. Biz alıştığımız için bize tehlikeli gelmiyor, o nedenle uyarıda bulunmak aklıma gelmemiş.
    Uyarınız için teşekkür ederim, yazıma güncelleme yapıp köy yolları hakkında da bilgilendirme yapayım. Korkan veya arabasına güvenmeyen olabilir, hiç akıl edememişim.
    Vakit ayırıp yorum bıraktığınız için çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  6. Bahsettiğiniz yere ben de gittim, oldukça güzel yöresel ürünlerin sunulduğu bir restaurant. Alabalık zaten çok lezzetli bir balık değildir aslında fakat ona rağmen güzel servis ile bu açığı kapattıklarını düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yazıya ekleme yapmayı düşünüyordum. Bu bölgedeki diğer restoralara da bilahare gittim, daha şık ve pahalı olanları da dahil. Ama sonunda gene bu restoranda karar kıldım. Bu yaz pekçok defa misafirlerimizi de götürdük. Beğenmeyen çıkmadı. Yiyemediğim tek yiyecek kızartmadır. Buranın kızartmalarına aş eriyorum desem yalan olmaz. Hem lezzeti güzel hem de yedikten sonra hiç rahatsız olmuyorum ki evde kendi yaptığım kızartmadan bile rahatsız olurum ben. Alabalık yanında et vs de yemek mümkün. Kızartmaları sayesinde vejeteryan olanların bile rahatlıkla karnı doyar, ki et yemeden kalkdığım da oldu benim.

      Yukarıdaki yorumdan sonra kendimden şüpheye düşmüştüm, benim gibi düşünen biri daha olmasına sevindim.

      Demek ters bir zamana denk geldiler. Lokantacılık böyle zor bir meslek işte. Her müşteri geldiğinde, her servisle birlikte tekrar tekrar sınava girmesi gerekiyor lokantanın tüm çalışanlarının...

      Sil
  7. Merhaba,
    Biz de esimle beraber gittik personel ilgili ve yiyecekler cok lezzetliydi. Yol uzerinde bir cok restoran gectikten sonra bulunan bir yer yol genelde asfaltliydi. Alabalik, yagda peynir ve firinda kasarli mantar cok lezzetliydi. Bizim deyimimizle lezzet ustu yol duragi:-))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmenize çok sevindim. Gerçekten hak ediyorlar bu beğenileri.

      Sil
  8. Tavsiyenize uyup biz de gittik, kızartılmış peyniri ve mantarı tekrar sipariş ettik. Çok teşekkürler tavsiyeniz için ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok mutlu oldum memnun kalmanıza

      Sil
  9. Şu anda oradayım
    yorumlarınıza katılıyorum havası bir harika kalkandan 5-6 derece daha serin.
    Kahvaltısı bir harika
    Özellikle peynir kızartması
    Tavsiye ederim

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Bu gadget'ta bir hata oluştu

Instagram

Instagram

Twitt'le

Bu gadget'ta bir hata oluştu

Translate

E-posta Yoluyla Takip Etmek İçin:

İstatistiklerim


View My Stats