16 Nisan 2013 Salı

Okulsuz Eğitim Kapsamında Yapılabilecek Etkinlikler Nelerdir? 0-6 ay (5) - Oyuncak

Kontes 3 aylık
 
Doğumdan sonraki ilk üç ay, bebeğin algıları açılmamış oluyor. 30 santimden uzağı göremiyor ve eli ile bir nesneyi yakalayıp kendisine çekemiyor. Ama 4. aya girdiğinde bir gelişim atağı gösteriyor. İşte o dönemde oyuncaklarla oynamaya başlıyor.
 
Yukarıdaki fotoğrafta kızım 3 aylık, 4. aya yeni girmiş. Elindeki oyuncağı çok rahat tutuyor. Ayrıca oyuncağın içinde hışırtılı bölümler var ve üzerindeki kumaş da dikkat çekici renklerde. Bebekler en çok belirgin koyuluktaki yeşil, kırmızı gibi renklere bakıyorlar, pastel renkler pek ilgilerini çekmiyor. Sesli ve ışıklı oyuncaklardan da hoşlanıyorlar ama ben uzun bir süre kendi kendine ses ve ışık çıkaran oyuncak vermek istemedim eline. Çünkü o tür oyuncaklar bebeği yoruyor, uykusunu engelliyor. Ayrıca etki tepki mekanizmasını da öğrensin istedim. Yani bu oyuncağı sallarsam içindeki çan öter ya da mıncıklarsam içindeki kağıt hışırdar... Yani kendisinin yaptığı bir hareket sonucu dünya üzerinde bir tepki yaratabildiğini öğrensin istedim. Bir de bebekler farklı materyalleri ellemeyi seviyorlar. Farklı dokunuşta kumaşlar ilgilerini çekiyor, mesela keten ile kadifenin farkı hoşlarına gidiyor. Aynı şekilde oyuncakların etiketleri ile de çok ilgileniyorlar. Sırf etiketlerden oluşan bir oyuncak almıştım kızıma. Ama ilginçtir ki o oyuncağın da gerçek etiketini bulup, sadece onunla oynadı :)
 
Diyeceğim o ki, ilk 3 ay bebeğin hiçbir oyuncağa ihtiyacı yok. 4. ayda ise eline alabileceği, kendi kendine tutabileceği çıngıraklı, hışırtılı minik bir oyuncak yeterli oluyor. Bir de oyun halısının üstüne asılabilecek değişik gündelik materyaller de ilgisini çekiyor.
 
Kontes 3 aylık

Yukarıdaki fotoğrafta Kontes'in anakucağına oyuncaklar asmışız. Oyuncakların rengi pastel olmasa daha iyiymiş. Ama minik karıncanın içinde minik bir çan ve yaprağın içinde de hışırtı çıkaran bir kağıt var. O dönem elinden düşürmediği iki oyuncağı bunlardı ve hatta karıncası ile birlikte de uyudu bir dönem :)
 
Kontes'in bir diğer severek oynadığı oyuncağı da kitaplardı. Elbette henüz kitabın ne olduğunu bilemiyordu. Ama kumaş kitapları ağzına sokuyor, içlerindeki farklı kumaşlardan hazırlanmış resimleri elliyor, parlak ve hışırtılı kağıtlara dokunmaya çalışıyordu. İlk dönem minik ellerini tutup, parmaklarını kitabın üzerinde gezdirerek nasıl yapacağını göstermiştik. Sonraları kitabın içindeki resimleri göstererek hikayeler anlatmaya, hayvanların seslerini çıkarmaya başladık. Çok ilgisini çekiyordu. Aynı zamanda kucağımıza otumuş ya da yanımıza uzanmış şekilde bizimle vakit geçirmek de hoşuna gidiyordu sanırım.
 
Kontes 3 aylık, ana kucağında. Fisher Price Mini Çiftlik Kitabı'nı okuyor :)

Kontes 4 aylık. Marsik Yayıncılık'tan çıkan TİM- Oyna ve Öğren
kitabını inceliyor ki bu kitabı 3,5 yaşında hala ilgisini çekiyor.
http://www.atlascocuk.com/U1032,104,tim-oyna-ve-ogren-0-4-yas-icin-kitaplar-marsik.htm

Kontes 4 aylık. Fisher Price Eğitici Aktivite Kitabı. İlk müzikli oyuncağı.

Kontes 5 aylık. Oyun halısına oyuncaklarını asmışız. Yanında da kitapları duruyor.
Orta altta görünen ıslanmaz banyo kitabı.
Banyoda da oyuncak ördek yerine kitapla oynamasını tercih etmiştim.
Plastik ördeklerin içine su doluyor ve sonra küflenerek kararıyor.
 
Evimizde televizyon ancak akşam saatlerinde açılır. Kızım da erken uyuyan bir bebek olduğundan hiç televizyonla karşılaşmadı, ne işe yaradığını bilmiyordu. Ama anne babanın oyuncağını yani bilgisayarı merak ediyordu :)  Merakını dindirmek için 6 aylıkken bilgisayarı açıp izlettik. Ama elbette o saatten sonra bilgisayar konusunda çok daha dikkatli davrandık.
 
6 aylık Kontes bilgisayar ile tanışıyor.
 
Kontes'in oynamayı sevdiği bir diğer oyuncak da orguydu. Çeşitli müzik aletleri almıştık. Ama minik davulu ya da marakasları onun ilgisini org kadar çekemedi. 30 liraya bir marketten aldığım org ise çok uzun bir süre oyaladı kızımı. Sonra bozuldu elbette ama hala sorar o orgunu:
 
Kontes 4 aylık, babasıyla org çalıyor.
Kontes 4 aylık, kendisini geliştirmiş, iki elle çalmaya başlamış :)
Kontes 4 aylık. Artık tek başına çalabiliyor :)
Kontes 5 aylık. artık bir piyanist şantör edasında :)
 

32 yorum:

  1. Bu seriyi de heyecanla takip ediyorum, ama fırsat bulup iki satır yazamadım ne zamandır. Malum sil baştan yeniden başladık çocuk büyütmeye, bana epey faydası olacak bu yazıların yakında. O yüzden aman diyim ihmal etme bu yazıları, çok lazım.. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok yahu ne yaptın? Üçüncü çocuğu büyütüyorsun ki büyükler de büyük hakikaten. Benden 3 kat daha fazla tecrübelisin, ben faydalanıyorum asıl senin yazdıklarından.
      Yalnız blog yazan kişi diğerinin halinden anlıyor değil mi? Yorum bekleniyor hakikaten ama ben de yorum bırakmaya çok üşeniyorum çoğu zaman okuyup kaçıyorum, zaten reader üzerinden okuyorum, bloga gitmek bile zaman kaybı geliyor. Tembelliğin de bu kadarı :)

      Sil
    2. Reader üzerinden nasıl oluyor çokbilmiş

      Sil
    3. O dönem okuduğum Google reader kapandı. Şu anda Bloglovin' kullanıyorum: https://www.bloglovin.com/

      Ama bunu da sağolsun mahkeme kararı ile yasakladılar. VPN ile bağlanarak okuyorum.

      Böyle yazınca da teknoloji konusunda feci bilgili gibi durdum, vay be :)

      Sil
  2. şu etiket sevdasını anlamadım gitti:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne hikmetse dünyanın her yerindeki, tüm bebeklerde varmış bu etiket takıntısı. Ben de çözemedim.

      Sil
    2. Allah Allaaah!Enteresan.Bizimki de etiket hastası ama ben ona has bir özellik sanıyordum :)

      Sil
  3. bu seriyi dikkatle takip ediyorum.kızım şu an 2. 6 aylık dönemde olduğundan 6-12 ayı sabırsızlıkla bekliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sıra 6-12 ayda ama gelecek hafta ufak bir tatil yapacağız, biraz daha bekleteceğim.

      Sil
  4. Shantaram
    Ya bu etiket olayı beni üzüyor:(.Ben hiç etiket sevmeyen biri olduğum için aldığım şeyin ilk iş etiketini keserim.Tesadüfen bi oyuncağında minik bi etiket unutmuşum, bi baktım 15 dk.kilitlendi etikete nasıl açmaya,çevirmeye uğraşıyor.Bilseydim hiç kesermiydim etiketleri.O günden sonra da etiketi olan bi oyuncak almadık,aslında doğru dürüst oyuncak almadık evde tencere tavayla oynuyo:) yani etiketten nasibini alamadı yavrucak.Ha şimdi alsam etiketli bişeyler bu aydan(7,5) sonra o hevesle bakar mı bilmem.
    Not:Asıl serinin devamı çok işime yarıycak,bunun gibi durumlardan haberim olur artık.Merakla bekliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evdeki tekstil eşyalarınızın herhangi birinde etiket unutmuş olabilirsiniz belki? Etiketin neyin üzerinde olduğu fark etmiyor zaten onlar için :) Oyuncak da almayın zaten hiç gerek yok, 1 yaş doğum gününde bir anda oyuncağa boğulacaksınız muhtemelen :)

      Sil
  5. bu etiket merakını her anne sadece benim çocuğumda var sanıyor önce sonra anlattığında bakıyor ki her bebek aynıymış:))
    bizimki oyuncakları geçti bir battaniyesinin kenarında çok ufacık çıkarılamayacak bir etiket var uyumadan önce onunla konuşup dertleşip öyle uyuyor:))
    Nil doğduğunda ben ilk 2 ay dışarı pek çıkamadım.hep hayıflanıyordum 'ya bu çocuğa bir dönence alamadık' ' hiç oyuncağı yok ' falan diye sonra anladım ki çokta anlamsızmış oyuncaklar o dönemde:))))
    bebek olunca insan odasını oyuncakla doldurmak istiyor iyi bir şey gibi:))))
    çok güzel bir tatil geçirirsiniz umarım:) tatil izlenimlerinizi merakla bekliyoruz ve sonrasında benim kızımda 11 aylık olduğu için 6-12 aylık olan kısmı merakla bekliyorum:)
    iyi tatiller:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oyuncaklar aslında bakarsanız 3, en erken 2 yaşını bitirene kadar çok gereksiz. Ancak 3-3,5 gibi gerçek anlamda oyuncakla oynamaya başlıyorlar. Yine de bazı oyuncaklar var ki örneğin doktor seti vs. doktora giderken işe yarıyor. Benim odam oyuncakçı dükkanı gibiydi, bir zararını görmedim ama faydası olduğunu da sanmıyorum. Kızımın da çok oyuncağı var, sağolsun sevenler hediye getiriyorlar ama onları da dönüşümlü çıkarmaya gayret ediyorum. Çocuğa zararını geçtim, en çok anneye zararı var. Çünkü ne kadar fazla oyuncak varsa, o kadar fazla dağınıklık var demek oluyor :)

      Sil
  6. iyi tatiller! ne tesadüf ben de orgumla yıllarca ama yıllarca oynadım, ezbere şarkılar çaldım büyüdükçe, apayrı bir sevda :)) o edalı piyanist de nasıl tatlı! :)

    YanıtlaSil
  7. Umarım kızım da çalabilir. Müzik aleti çalabilmek apayrı bir yetenek ama bu yeteneğe sahip olanlar genellikle bunun özel bir ayrıcalık olduğunu fark edemiyorlar. Mesela eşim notalara basa basa istediği bir şarkıyı çıkartabiliyor ve bana "Sen de yapabilirsin değil mi bunu, çok basit" diyor, oysa ben büyücüymüş gibi bakıyorum ona :) Bir de eski tarihlerde kadınların enstrüman çalmalarına izin verilmezmiş biliyor musun? İddialıdır ya alet çalmak, iktidar göstergesidir, farklılık belirtisidir... Yasakmış kadınlara, daha çok yeni çalabilmeye başlamışız. Sırf bu nedenle bile kızımın çalmasını çok istiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. öyle miymiş, bak bilmiyordum. açıkçası ben de pek iyi sayılmam, öyle kulaktan çalamam. gitar çalmayı denedim, beceremedim, klavyeye daha yakınım sanırım, bir ara ders filan almayı da istiyorum hala aslında. bir de santur denen bir iran çalgısı var, onu da öğrenmeyi çok istiyorum.

      Sil
    2. Eğer en ufak bir yeteneğin varsa üstüne git, şahsen ben çok kıskanıyorum müzikal yetenekleri...

      Sil
  8. Öykü, "google" görsellerden "tag toys" diye bir arama yaparsan annelerin yaratıcılıklarının sınır tanımadığını göreceksin :) Ben yapmaya üşendim, satın aldım öyle bir oyuncak. Bizimki oyuncağın gerçek etiketini bulup onunla oynadı yine de :) Ama görüntü olarak muhteşem fikirler var.

    YanıtlaSil
  9. Şu hayvanlı, enstrumanlı kitaplar var ya, bastıkça ses çıkaran. Şimdiki aklım olsa oyuncak yerine sadece ve sadece o kitaplardan alırdım. O kadar oyalandı, öyle çok şey öğrendi ki onlardan. Arada odasını toparlarken falan o kitaplar ortaya çıkıyor, bizimki yıllardır görmediği yakın bir dostuna rastlamış gibi sarılıyor hemen :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizde de kitaplar kızımın en uzun süre oynadığı, hala da kullandığı oyuncaklar oldu. "Çocuk kitaptan korkar, bebeğe kitap almayın" filan diyen uzmanlar (!) varmış. Benim tecrübem de sizinki gibi aksi yönde oldu ne mutlu ki...

      Sil
  10. Maşallah çocuğunuz çok tatlı. Yazılarınızdanda anlaşıldığı gibi oldukça güzel yetişiyor. Allah analaı babalı büyütür inş. Bizimde yakında bir kızımız olacak ondan dolayı sizinki gibi bloglarda sık sık dolaşmaya başladım bu aralar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağlıkla kucağınıza almak nasip olsun inşallah. Şimdiden uzun ve mutlu bir ömür diliyorum kızınıza...

      Sil
  11. Bende serinin 1 yaş ve sonrasını bekliyorum:)
    Bilmeden de olsa bazılarını yapmışım diyorum okurken,
    ama gereksiz, özenip aldığımız bir sürüde oyuncağı var.
    Sanırım kendimize almışız:)

    Bu arada, pazarda neler var yazısı yazmıyorsunuz,
    Eşim pazar konusunda sıfır,
    yazınızdan liste yapıp veriyordum:)
    Yoksa hep aynı şeyleri alıp geliyordu..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Offf, yetişemiyorum. "Multi tasking" diyorlar ya? Hiç öyle bir insan değilim. Bir konunun üzerine yoğunlaştığım zaman, diğer hiçbir şeyi gözüm görmüyor...

      Sil
  12. oğlum 1 yaşındayken ilk kitabını almıştım. ne akla hizmet o kadar

    aynen rüzgarlıgünlervegecelerin dediği gibi o kitabı gördüğünde o zamanki hatırları canlanıyor oğlumun. papayan derdi küçükken şimdi kendiyle dalga geçiyor. bu papayan değil anne papağaaaan diyor :-)

    biz oğlumla ve iki sene sonrasında kızımla dışarıda keşif yapmaya da bayılıyoruz. şehir merkezinde oturuyorum. olsun. karınca yuvası bulbiliyoruz, şanslıysak ilginç böcekler görebiliyoruz. kuşlar, yabani otlar. hepsi o kadar dikkatlerini çekiyor ki

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karahindiba tohumları her yerde oluyor, onlara üflemeyi he rçocuk sever sanırım. Bir de Akçaağaç olabilir. Onun tohumları da döne döne gider üflendiğinde... Bir de ağaçların üzerinde ve arnavut kaldırımlarının arasında yosunlar oluyor, kızım onları ellemeyi de severdi... Bu mevsimde bir de yoncalar var her yerde, yonca tohumu da ilginçtir böyle spiral gibi... Şehir de doğanın bir parçası neticede, her ne kadar bu gerçeği görmezden gelmeye çalışsak da...

      Sil
  13. merhabalar,

    çok faydalı bir yazı olmuş,elinize sağlık.benimde 40 günlük bir oğlum var.oyuncak konusunda bende henüz çok erken olduğunu düşünüyorum.sadece yatağına bir dönence taktık.kısa sürelide olsa ilgisini çekti.yeni oyuncaklar için biraz daha büyümesini bekliyoruz.
    buarada bloğunuzu çok beğendim,hemen takibe aldım.bende beklerim:)
    http://wishingbeauty.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  14. Çok faydalı bir yazı olmuş çok teşekkürler.
    Bu mevsimde bir de yoncalar var her yerde, yonca tohumu da ilginçtir böyle spiral gibi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yonca tohumlarını ancak kuruyunca fotoğraflamayı akıl edebildim :) http://instagram.com/p/ZODMlqi82B/

      Sil
  15. facebook reklam kuponu yazdıgınız yazıların yanında bizimde tuzumuz bulunsun isteriz kabul görürse seviniriz.Ayrıca instagramda da harika menuler gordum tebrikler.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Bu gadget'ta bir hata oluştu

Instagram

Instagram

Twitt'le

Bu gadget'ta bir hata oluştu

Translate

E-posta Yoluyla Takip Etmek İçin:

İstatistiklerim


View My Stats