10 Ocak 2011 Pazartesi

Tıkalı burun nasıl açılır?


Öncelikle şunu söylemek isterim: Mümkün mertebe burun akıntısı olan durumlarda sümüğü burundan çekmemeye çalışmak en iyisidir. Zira sümük çekildikçe burun içi kurur ve o bölgeyi ıslak tutmak için vücut daha fazla sümük salgılar. Kısır döngüye girilir böyle bir durumda da... Bu nedenle zorda kalmadıkça nezle durumunda burun içi temizlenmemelidir. 


İşte benim burnu tıkalı kızıma uyguladıklarım:
  1. Sümkürmeyi bilmiyor belki ama burun temizlenmesi işlemini biliyor. Yani: Doğduğundan beri her yıkayışımda ve sabahları yüzünü yıkarken "Burun, burun" diye ritim tutarak burnuna sümkürme hareketi yaptırdım. Hani burnumuzu sümkürürken iki elimizle dibinden ucuna doğru bastırırız ya? İşte o hareketi burun, burun diye ritm tutarak yaptım. Hastalandığında bayağı işimize yaradı. Ayrıca banyodan sonra burnundaki sümüklerin boşalması da daha kolay oluyor bu şekilde.
  2. Çok küçükken tel toka kullandım. Evet, evet; doğru duydunuz. Bildiğimiz tel toka:
        Tel tokaların en alt noktası U şeklinde kıvrık oluyor yukarıdaki resimde de gördüğünüz gibi. İşte o kıvrık bölge ile sümükleri tuttuğum gibi çekiyordum :) Ama kesinlikle beni ciddiye almayın. Sonra bebeğin geniz etini, burun derisini filan zedelerseniz sorumluluk kabul etmiyorum :)

       3. Banyodan sonra ıslanmış ve yumuşamış sümükleri almak içinse; kıvrım kıvrım kıvrılmış kağıt mendili burnuna sokup kıvırıyordum (aynen burnumuz kanadığında yaptığımız gibi) ve böylece kağıda yapışan sümükleri kağıt mendil ile dışarı çekiyordum. Temsili bir resmi aşağıya ekliyorum :o)

       
            4. Kızımın burun delikleri yeterince büyüdüğünde (deliklerin genişlememesi konusunda eşim çok hassas da) nezle olan kızımın burun deliklerini kulak çubukları yardımı ile rahatlatmaya da çalışmıştım bir ara. Kağıt mendil ile sildikçe yara oluyor burun kenarları, kıyamıyorum :) İşte, bir temsili resim daha :o)


            5. Veeeee son olarak: Bebeğiniz hasta, burnu akıyor ve geceleri uyuyamıyor mu? Kesin çözüm:
                 Bildiğim kadarıyla başka bir marka daha var satışta olan ama ucuz diye bunu almıştık biz deneme olması amacıyla. Çok memnun kaldık, bazen normal zamanlarda bile kullanıyorum. Bu aspiratörün el ile pompalananlardan farklı olarak esprisi, ağızdan emme suretiyle pompa yapılması. Böylece emiş gücünü ayarlayabiliyorsunuz. Kuvvetli çekme durumunda bebeğin akciğerine zarar verme ihtimali olduğundan, çekiş gücü çok iyi ayarlanmalı.


       

                   Yedek uçları da var bu aspiratörün ama ben her seferinde uçları ve filtreleri yıkayarak tekrar tekrar kullandım. 3 ay burun temizledik ve kutudan çıkan 3 başlık işimizi görmeye yetti. Kullandıktan sonra atın diyorlar ama ben nedenini anlayamadım, dolayısıyla temizleyip kullanmaya devam ettim.


     
           Benim Kontes kızım ki kendisini elletmez; elle kullanılan pompaları asla burnuna sokturmadı. Bu pompayı bir kez deneyince hoşuna gitti. Gıdıklanıyor sanırım. İlk kullanımımızda da babası ilk önce ellerinden başlayarak pompanın ağzını dayayıp emme hareketi yapıp derisini sıkıştırdı (anladınız değil mi?). Sonra böyle böyle kolundan yukarı çıktı. Gıdısına aynı işlemi yaparken gıdıklandı bayağı :) Sonra yanaklar ve en son burun deliğine soktuğumuzda sanırım "Ne olacak acaba?" merakından kıpırdanmadan durmasını sağlamış olduk :)

          6. Otri Bebe'yi kullanmadan önce sümükleri yumuşatmak ya da akarak çıkabilecekleri akıtmak lazım. Bunun için serum fizyolojik yeterli. Evde de böyle bir solüsyon hazırlanabilirmiş ama hazır da satılıyor.


          Gel gör ki benim Kontes kızım burnuna bu şişeleri sokturmuyor. Sokturmamak için ağlıyor, burnu daha çok akıyor. Ben de çözümü deniz suyu spreylerinde buldum. Deniz suyu spreylerinin çocuklar için düşük basınçta püskürtme yapanları var. İşte bizim kullandığımız sprey:

        7. Aslında burnu ve genzi temizlemenin en emin yolu ılık (sıcak ya da soğuk değil) bir bany yaptırmak ve kafasından aşağı olabildiğince su dökmek. Hem hasta bebeğin eklemleri, kasları rahatlar bu şekilde. Hem de sinüsleri boşalır, tüm sümükler akar gider genzi açılır ve bu şekilde uykuya daha rahat dalar. Uykuya bir kere daldıktan sonra zaten vücut yavaşladığından sümük üretimi hızı da yavaşlayacaktır.


      8. Gece yatmadan önce burnunu temizlediniz ama gece boyunca açık kalmasını nasıl sağlayacaksınız?
              Cold-Mix (Okaliptüs yağı): Bebeğin pijamasına ya da yüzü koyun yatıyorsa yatağına 1-2 damla damlatıyorsunuz. Viks gibi koku yolu ile açıyor burnu. Ama tamamen doğal, içinde bebeğinize zarar verebilecek mentol vs yok. Ben de, eşim de hastayken kullandık. Test ettik, onayladık. Kesinlikle burnu gece boyu açık tutuyor. Kontes kızım hazretleri de keskin kokusuna rağman bu damlaya hiç itiraz etmedi. Hatta artık damlayı tanıyor, pijamasına sürülmesini bekliyor.

           9. Cold mix'ten sonra gerek kalacağını sanmıyorum ama son bir öneri: Israrlı bir geri akıntı varsa, bebeğinizin yatak şiltesinin altına, baş tarafına bir yastık koymak suretiyle bebeğinizin yatış pozisyonunu biraz dikleştirmek de rahat uyumasına yardımcı olabilir. Tam olarak olmasa da kastettiğim şu:


         10. Soğuk buhar: Bebeğin bulunduğu ortamın, özellikle kalorifer kullanımı nedeniyle nemsiz olması ihtimaline karşı soğuk buharla ortam nemlendirilmelidir. Böylece burun içini nemli tutmak için vücut sümük salgılamak zorunda kalmaz, burun içi zaten ortamın nemi ile nemli kalabilir.

Eğer soğuk buhar elde edemiyorsanız kaloriferin üzerine ıslak havlu koyarak da ortamı nemlendirebilirsiniz.


       
Kızım 3 ay süren bir gripten (ki arada bronşiolit teşhisi koyup antibiyotik de verdi doktorumuz ama kullanmadık) yeni kurtuldu. Bu 3 ay içerisinde yukarıda saydığım yöntemlerle gecelerimizi rahat ve deliksiz geçirmeye devam ettik. Bebeklerimizin mikroplarla tanışması ve başa çıkmayı öğrenmesi gerekiyor ama o hastalıklı dönemi olabildiğince rahat geçirmelerini sağlamak istiyoruz anneler olarak. Umarım bizim yöntemler, sizde de işe yarar...

7 Ocak 2011 Cuma

Lohusalıkta neler yaşanır?



DeryAze'nin mimini görüyor ve elimi açıyorum :)


1- Lohusalık denen hadise sizce tam olarak nedir?
    Hormonların alt üst olması, peşinde uykusuzluk ve bir insan yavrusunun hayatının yükünü üstlenmek ayrıca doğumun getirdiği ağrı sızı da eklenince... Tam olarak tarifini yapamıyorum ama bol bol bağırıp çağırmış, ağlamış, kapkaranlık uykulara sızmış biri olarak gri bir bulutun kafamın içinde dolandığını hatırlıyorum sadece.
2- Lohusalık içinde hormon dengesizliğini de barındıran bir şeyse neden 40 gün sürer gibi bir algı var toplumda sizce? Regl olamadığın, emzirme ile birlikte hormonların dağınık kaldığı süre boyunca sürmesi makul değil mi? 
   Tıbbi açıdan da ilk 6 hafta önemli kabul ediliyor. İnsan da yaşadıkça görüyor ki hakikaten 6 hafta sonra bebekte de annede de bir rahatlama göze çarpıyor. Ancak emzirme konusunda haklısın: Ben ilk 1 senemi lohusalık halinde geçirdim diyebilirim. 9. ayımda regl olana kadar kendimi şişko ve işe yaramaz hissediyordum :)) Sonra yavaş yavaş normale döndüm. Kızım şu an 16 aylık, halen emziriyorum. Unutkanlıklar, yorgunluklar vs hala devam ediyor. Ama büyük çocuk emzirmek öyle farklı ve güzel bir duygu ki vazgeçemiyorum.
3- Sizin lohusalığınız (Hormonal dengesizlikler ve depresif olma halini kastediyorum hep lohusa derken) ne kadar sürdü?
    Yukarıdaki cevapta da söylediğim gibi: Hala sürüyor aslında :) 
Ama özetle ilk 6 hafta, regl olduğum dönem ve sonrasındaki toparlanma dönemim 3 ana dönüm noktasıydı lohusalık serüvenimde.
4- Nasıl geçti, hep aynı şiddette miydi? Normale yavaş yavaş mı, birden mi döndünüz? Herp depresif, sinirli olacak şekilde mi etkiledi sizi, manik, aşırı enerjik anlarınız da oldu mu?
    Sinirlilik ve depresiflik halim azala azala kayboldu. Şu anda kızım 16 aylık ve aşırı enerjik durumlar yaşıyorum. Uyku sürem azaldı, iş yapmak için sağa sola saldırıyorum ama ilk 1 yıl sürekli düşük enerji halinde dolanıyordum ortalıkta.
5- O dönem yanınızda, sizi gerçekten anlayan, destek olan eş, dost, arkadaşınız var mıydı? Yalnız mı geçirdiniz? 
    Bu süre yalnız geçmez, geçirmek zorunda kalanlara kolaylıklar diliyorum. Yanımda son derece ilgili bir baba (eşim), uykusuz gecelerimde beni kurtaran annem ve evin gündelik işlerini tamamen yüklenen bir yardımcım vardı. Ayrıca en yakın arkadaşım 3 ay önce doğum yapmıştı ve çevremde toplam 10 tane 1 ila 3 sene evvel doğum yapmış anne arkadaşım vardı. Ve ayrıca şehir içine uzak bir sitede oturduğumdan sitenin parklarında da pekçok anne ve bebek ile tanışmıştım.

6- Eşinizle nasıl geçirdiniz bu süreci?
    Eşim manen çok hazırlıklıydı, anlayışlı yaklaştı. En önemlisi ben ağlayarak ve anırarak halimden şikayet edip "Ben de Türkiye politikası hakkında yorum yapmak istiyorum" diye sızlanırken benimle gülüp dalga geçmeden, beni anlamaya çalışmıştı. O bile yeterdi aslında. 
    Cinsel anlamda ise ilk 6 hafta saçımı sevdi, elimi tuttu; bana kendimi güzel ve özel hissettirmeye devam etti. 6. haftadan sonra ise benim için zor bir dönem olduğunu anlayarak, her hareketinde beni düşünerek davrandı. Sıkıntılarım yavaş yavaş azalarak geçti. Eşim benim hızımı takip etti. 1 seneden sonra zaten her şey eski haline döndü.

5 Ocak 2011 Çarşamba

Bebek doğunca ev hayvanının pabucu dama atılır mı?




Kızım doğmadna önce en çok duyduğum laflardan biriydi bu: "Pabucun dama atılacak yakında kedi bey!". 
Kedi oğlum anlıyor muydu bu lafı bilemiyorum ama ben çok bozuluyordum. Kedinin yeri ayrı, bir insan yavrusunun yeri ayrı. Bebeğim oldu diye kedimi nasıl ikinci plana atabilirdim ki?
Kızım doğdu ve aylarca kedi oğlumla ilgilenemedim. Tüylerini tarayamadım, dışarıya çıkaramadım, kucağıma alıp sevemedim, yakalamaç oynayamadım... Hep aklımda bu cümle vardı: Oğlumun pabucunu dama mı atmıştım?
Kedi sahibi olmanın en iyi yanlarından biri de bu zaten: Kedi bakımı, bebek bakımına o kadar çok benziyor ki, çocuk sahibi olmadan bir ön alıştırma oluyor. 
Sonra sonra, ancak şimdilerde fark ediyorum ki; eğer bir bebeğim daha olursa, kızımın başına gelecek olan da bu. Zira lohusayken ilk çocukla eskisi gibi ilgilenmek mümkün olamayacak. Hem değişen hormonal dengeler, hem dikişlerden doğan ve doğumun yan etkilerinden kaynaklanan ağrı sızı veee tabii ki en önemlisi uykusuzluk. Günlerce her iki satte bir uyandırıldığınızı düşünün? Emzirmek ve tekrar uyumak isteyeceksiniz, düşüneceğiniz en son şey ise bir kediyi veya ilk bebeğinizi eğlendirmek olacak. Can derdine düşüyor insan resmen :)
Her neyse, tüm dönemler gibi o dönem de geçiciymiş, bitti gitti... Artık sağlamım, uykumu alabiliyorum ve günlük plan oluşturabildim. Böylece hem kızıma hem de kedi oğluma vaktimi ayırabiliyorum. Hatta beni kedi oğlumla sevişirken, şakalaşırken gören kızım da benim hareketlerimi taklit ederek oğlumla oynamaya, onu öpmeye çalışıyor. 
Aparmandaki diğer çocuklar da onları kıskanıyorlar, ama oğlum kızımdan başka kimseyi yanına yaklaştırmıyor (kesinlikle bir kucak kedisi değil, bilakis yırtıcı bir sokak hayvanı). Kızımdaki hava görülmeye değer tabii :) Seviyor, oynuyor sonra da havalı havalı dönüp gidiyor; diğer çocuklar da bakakalıyorlar arkasından :)))
İkinci bebeğimi doğurmadan önce başıma gelecekleri öngörüp kızım için gerekli düzenlemeleri yapmam lazım. Artık bir oyun grubu mu olur, bir oyun ablası mı olur yoksa anneanne ile vakit geçirme mi olur; muhakkak günün belirli zamanlarını bensiz geçirmeye alıştırmam gerekiyor. Yoksa kendisi kedi oğlum kadar anlayışlı olamayabilir lohusa annesine karşı.
Sonuç olarak: Benim oğlumun pabucu kesinlikle dama atılmadı. Mental sağlığım yerinde olduğu sürece bir insan yavrusu ile bir kedi arasındaki önem farkını bilip, ona göre davranabilir ve her iki yavruya da gereken ilgiyi gösterebilirim.

3 Ocak 2011 Pazartesi

Bu hafta ne pişirsem? - 1


Öğlen
Akşam
Pazartesi
Salata
Fırın köfte
Bulgur pilavı
Çorba
Ispanak
Yoğurt
Salı
Çorba
Zeytinyağlı pazı
Yoğurt
Çorba
Etli biber dolması
Salata
Çarşamba
Salata
Çorba
Zeytinyağlı pırasa
Izgara köfte
Zeytinyağlı patlıcan
Yoğurt
Perşembe
Çorba
Taze fasulye yemeği
Yoğurt
Mevsim salatası
Çorba
Balık buğulama
Cuma
Çorba
Izgara Tavuk
Ayran
Marul salatası - Çorba
Kurufasulye
Bulgur pilavı - Cacık
Cumartesi
Çorba - Salata
Izgara Köfte
Makarna - Yoğurt
Çorba - Salata
Etli kabak yemeği
Yoğurt
Pazar
Salata
Tavuklu sandviç
Ayran
Mevsim salatası - Çorba
Yeşil mercimek yemeği
Yoğurt
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Instagram

Instagram

Twitt'le

Translate

İstatistiklerim


View My Stats