18 Kasım 2011 Cuma

Kasım'ın 3. Haftası Pazarda Neler Var? Bu Hafta Hangi Yemekler Pişirilebilir?



Sebze ve meyve alışverişimi yıllardır pazardan yaparım. Perşembeleri semt pazarımız var. Cumartesi günü de organik pazara giderim vakit buldukça. Pazardan aldığım sebze ve meyveler de o hafta evimizde neler pişeceğini gösterir :)  

Bakalım bu hafta pazarda neler vardı:
  1. Taze fasulye (Organik pazarda bulunca aldım. Zeytinyağlı taze fasulyeyi çok severim. Mevsimi değil sanırım ama dayanamadım :)
  2. Brokoli (Buharda pişirip üzerine yoğurt ve zeytinyağı döküyoruz. Biz de seviyorum, kızım da yiyor.)
  3. Patates
  4. Soğan (Organik arpacık soğan bulamıyorum.)
  5. Havuç ve Turp (Özellikle yer altında büyüyen kök sebzeleri organik almaya çok dikkat ediyorum.)
  6. Tarla Domatesi (hala bitmemiş, organik pazarda da var)
  7. Salatalık (Organik pazarda da var ama sanırım sera ürünü olabilir. Tadı neredeyse tatlıya kaçan bir tür salatalık keşfettim, ailecek bayıldık.)
  8. Elma
  9. Portakal
  10. Nar (Kızıma 1 yaşından beridir yediriyorum, çok seviyor, tavsiye ederim)
  11. Mandalina (Yeşil mandalinalar bitti artık.)
  12. Avokado (Kızımın kahvaltısını koyulaştırmak için kullanıyorum.)
  13. Muz (Organik Anamur muzu var, küçük boy yerli muz)

Demek ki evimizde bu hafta ne pişecekmiş?! :)

  1. Buharda Brokoli
  2. Zeytinyağlı Taze Fasulye
  3. Patates Kavurması (Soğanı ve salçayı kavurup, haşlanmış patatesi üzerine ekleyip biraz daha kavurduktan sonra suyunu ekleyip pişiriyorum. Patates püresinden daha lezzetli ve daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum.)
  4. Kuşbaşı Etli Nohut
  5. Balık (Havalar soğudu, balıklar yağlandı ve lezzetlendi. Hafta içi de balık yemeye başlayabilirim artık.)
  6. Soğanlı, Brokoli Parçalı ve Rende Havuçlu Yıldız Şehriye Pilavı
  7. Havuç ve Turp Salatası (Bir öğün olarak bile yiyebilirim :)
  8. Kakaolu Islak Kek
Tavuk, balık ve et hakkımızı hafta sonuna saklıyoruz :)

16 Kasım 2011 Çarşamba

2 yaşında bebeği nasıl oyalayabilirim? Verimli Zaman Geçirme- Sanat Etkinliği II


Pamuktan bulut yaptık kızımla :) "Biz etkinlik yapmakta zorlanıyoruz" diyen annelere moral olsun diye bütün olumsuz gelişmelerle birlikte paylaşıyorum etkinlik sürecimizi :)

Bir önceki etkinliğimizde (tıktık) kızım fazla rol alamamıştı. Bu sefer tamamen kendisinin yapabileceği bir şeyler denemek istedim.


Önce elişi kağıtları, yapıştırıcı, renkli dekor şekeri ve bir süzgeç alarak işe başladık. Dekor şekerimiz tarçınlı olduğundan beyaz kağıt iş görür diye düşündüm.


Kağıda, bulut şekli oluşturacak biçimde yapıştırıcı yapıştırdım ve süzgeci şekerle doldurup kızımın eline verdim. Şekerler yapıştı ama pek de görünür olmadı. Ümidimi kaybetmedim, bu sefer de mavi elişi kağıdı ile deneme yaptık:



Kızım her seferinde "Ne yapıyoruz acaba?" ifadesiyle bana bakıyor tabii :)


Ortaya böyle ilginç bir sonuç çıktı. Ama beni tatmin etmedi tabii ki... Bu sefer şekerlerin üzerine uhu sıktım. Sonra da kızımın eline bir parça pamuk verdim. Çocuğum şaşkınlıktan açılmış ağzıyla bana bakıyordu bu arada :)


Pamukları küçük parçalar halinde yapıştırmaya başlayınca, bulutumuz da ortaya çıktı. Olayı daha da heyecanlı hale getirmek için "Babaya sürpriz yapalım." dedim ve sanat eserimizi :) televizyonun üzerine yerleştirdik. Baba gelince de "Süprizzzz!" diye bağırdık. Baba da çok sevindi, çok takdir etti kızımı. Böylece ilk etkinliğinden pek bir şey anlayamamış olan kızım, bu sefer kendisiyle pek bir gururlandı :)


Bunu yapmak çok kolay, üstelik ilk olarak pamukla başlanırsa etrafın kirlenme riski de yok; yani yerinde duramayan Poyraz'lar da rahatlıkla yapabilir :)

11 Kasım 2011 Cuma

Kasım'ın İkinci Haftası Pazarda Neler Var? Bu Hafta Hangi Yemekler Pişirilebilir?


Bu hafta pazardan neler aldık bir göz atalım:

Karnabahar
Lahana

Havuç
Kırmızı Pancar

Elma
Nar (kızım bayılıyor)
Mandalina (Artık mandalinalar ekşiliklerini kaybetmeye, kızım da yediği miktarı arttırmaya başladı)
Portakal (Artık portakal da çıktı.)
Muz


Demek ki bu hafta evde neler pişecek:

Kıymalı karnabahar yemeği
Kapuska
Kıymalı yeşil mercimek yemeği

Domatesli/Beyaz Peynirli Makarna
Borç Çorbası ya da pancar turşusu
Kek (Havuçlu ve cevizli)

Et ve balık hakkımızı hafta sonu arkadaşlarla ya da akrabalarımızla yiyeceğimiz akşam yemeklerine saklıyoruz :)


9 Kasım 2011 Çarşamba

İstanbul'da Çocukla Nerelere Gidilebilir? Göztepe 60. Yıl Parkı ve Go Mongo/Bağdat Caddesi


Eşimle Bağdat Caddesi'nde gezmeyi çok severiz. Kızım doğmadan önce sık gider, kitapçılara uğrar, yol üstündeki kafelerde oturur, Cadde'nin havasını koklardık ve hatta ilk hamile olduğumu caddede yürürken tansiyonumun düşmesi ile fark etmiştim. 

Kızımız olduktan sonra ise Cadde'ye bu kadar sık gidemez olduk. Zaman içinde ise kızımın huyunu suyunu öğrenip ona göre hareket etmeye başladık :) Efendim, yanınızda minik bir canavar varsa ve siz de Cadde'de gezmek istiyorsanız öncelikle Göztepe'nin meşhur parklarından birinden başlamanızı öneririm. Minik canavarınızı parka salın ve temiz havanın keyfini çıkarın:

Bazen parklarda gezmeyi doğada olduğu için mi, yoksa tamamen özgür kalabildiği için mi seviyor diye düşünüyorum :)

Göztepe Parkı olarak da bilinen 10.000 metrekarelik Özgürlük Parkı bu semtin en meşhur parkıdır sanırım. Biz ise bu sefer 60. Yıl Parkı'nı tercih ettik. Kızımın caddeye fırlama ihtimali yok, araba gürültüsü yok, bol oksijen ve sessizlik var... Daha ne olsun? :)


Çocuk parkı dururken spor alanında oynamayı tercih eden tek çocuk benim kızım değildir, değil mi? :)


Kızım kumdan kale değil, pasta yapmayı seviyor :)
Kızım bir kayığa ilk defa bir parkta bindi :)

Parkta iki saatten fazla zaman geçiren küçük canavar, temiz havanın da etkisiyle acıkmış olmalı. Bağdat Caddesi yakınlarındaysam ilk tercihim her zaman Go Mongo isimli Moğol restoranı olur. Bir de İstinye Park'ta şubeleri var. Suadiye'deki ise meşhur Plaj Yolu Sokak'taki Suadiye Otel'in hemen karşısındaki Suadiye Park AVM içinde. Alışveriş merkezi dediysem gözünüzde devasa bir yapı canlanmasın, butik ve lüks bir alışveriş merkezi :)  

Go Mongo'yu aslında çocuklu aileler sıklıkla tercih ediyorlar. Bu gidişimizde özellikle saydım içeride 11 aylık ikiz bebekler de dahil çeşitli yaş gruplarından toplam 6 tane çocuk vardı. Dolayısıyla restoranda mama sandalyesi ve çocuk menüsü de bulunuyor. Ama tuvaletlerinde alt değiştirme yeri yok ne yazık ki... Herhalde ortamın lüks havasını bozmak istemiyorlar. Yoksa bu kadar sık çocuğun geldiği bir yerde alt değiştirme ünitesinin olmaması büyük eksiklik. Kızım küçükken sedir şeklindeki koltuklarda ve köşelerde oturup, kimse görmeden değiştirmeye çalışıyordum. Büyüdüğünde ise tuvalette ve ayakta dururken değiştirmiştim. Neyse ki artık bez derdinden kurtulduk.

Kızımın boyuna uygun minik koltuklar vardı ama kızım yine de mama sandalyesini tercih etti.

Go Mongo'nun menüsü burada: Go Mongo Menü. Ama ben menüden seçtiklerimden çok memnun kalmadım. Değişik soslarla pişiriyorlar. Aşina olmak lazım ya da sosların tatlarını hatırlayabilmek için çok sık gitmek lazım. Benim asıl müdavimi olduğum "Tek Ziyaret" başlığı ile menüde yer alan barbekü olayı. Restoranın bir noktasında açık büfe var. Açık büfeden dilediğiniz sebze ve bakliyat türleri ile et türünü tabağınıza dolduruyorsunuz. Sonra sos ve baharat ekliyorsunuz. Ben her seferinde açık büfe yanında bekleyen görevliden soslar ve baharatlar konusunda yardım alıyorum. Barbeküyü tatlı yemeyi sevdiğimden genellikle hafif mayhoş erik sosu ile sarımsak ekletiyorum baharat olarak. Sonra bir tabak çin makarnası (noodle) ile birlikte geniş bir saca atıyorlar malzemeleri ve yağ da ekleyerek pişiriyorlar:

Sactaki malzemeleri karıştırmak için tahta sopalar kullanıyorlar.

Bu sefer tüm malzemeleri kızımla birlikte seçtik. Ortaya çıkan sonuçtan ikimiz de memnun kaldık:


Restoranlardaki çocuk menülerini sevmiyorum. Kızıma patates kızartması yedirmiyorum, çocuk menülerinde mutlaka oluyor. Ayrıca özel olarak gittiğimiz köfteciler dışında, dışarıda köfte yemiyorum ve kızıma da yedirmiyorum (Evime de alacağım kıymayı parça etten kendim çektiririm, hatta çektirmeden önce kıyma makinesini boşalttırırım.). Soslu olduğu için kızıma ağır geleceğini düşünerek kızıma ayrıca sebzeli pilav ısmarladım. Tabağımdaki kuzu etlerini (kızıma dana eti yedirmemeye çalışıyorum) ve kızımın istediği sebzeleri de sebzeli pilava ekleyip kızıma uygun bir tabak yarattım. Karidesleri ise kendim yedim. Hem bozulma riski daha yüksek hem de kolesterolü fazla diye karides yedirmiyorum (Tavuk etini ise özel tavuk restoranları hariç dışarıda yemiyorum.). Kızım tatlı soslu etleri ile sebzelerini yağsız ve diri pişmiş pilavı eşliğinde, keyifle lüpletti. Hatta "Acaba fazla mı yedi?" diye düşünmeye başlamışken, son lokmayı istekle ağzını açtığı halde almaktan vazgeçti :) Yani diyeceğim o ki, bu restoranı çocuklu ailelerin seçmesinin hikmeti işte bu lezzet...

İşte kızımın tabağı:


Önce yorulup sonra da karnı tıka basa doyduğu için mayışan yer cücesi artık Cadde turuna hazırdır. Gerçi bizim arpası fazla kaçan küçük canavar cadde boyu deli dana gibi koşturdu durdu. Paten kayan abilerin olduğu bir grubu ise sanırım yarım saat kadar kıpırdamadan seyretti. Zorlamasaydık daha da seyredecekti. Uykudan önce masalı olarak da "Paten kayan abileri anlat." isteğinde bulundu. Hatta "Kontes'e de paten alır mısın anne?" diye sordu. "Alırım tabii kızım ama paten kaymak zor biraz." deyince de "Hayır, zor değil." buyurdu :)

Kızımla gezip görmeye bayılıyorum. Dünyayı onun gözünden tekrar görmek muhteşem.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Instagram

Instagram

Twitt'le

Translate

İstatistiklerim


View My Stats