23 Ocak 2014 Perşembe

Bir Annenin Günlük Düzeni





2012 Eylül'ünde yazdığım bir yazıyı güncelledim:

Kızım doğmadan önce çok basit bir hayatım vardı oysa kızım doğduktan sonra bir anda tüm sorumluluklarım birbirine girmeye başladı. Anladım ki ciddi bir günlük düzen oturtmam gerekiyor. Epey zorlandım ama sonuçta şöyle bir düzen oturttum:


Sabah Rutini:
  • Üstümü başımı giyiniyorum: Babaannemden kalma alışkanlık, asla pijamalarımla dolaşamam. Ev ayakkabılarımı da giyiniyorum, temizlik yaparken ayakkabı kesinlikle hız kazandırıyor.
  • Banyoya gidiyorum: Yüzümü yıkıyorum, saçlarımı tarıyorum ve topluyorum (açık saçla duramam, annemin hediyesi), gül suyumukarbonatımı ve kremlerimi sürüyorum.
  • Çamaşır makinesini çalıştırıyorum: Akşamdan çalıştırmışsam, boşaltıyorum.
  • Bir süre kızımla oynuyorum: Sabah kalkar kalkmaz oynamazsak asabiyet yaratıyor :) (4 yaş itibariyle artık kendi kendine oynayabiliyor.)
  • Yatakları topluyorum.
  • Mutfağa gidiyorum: Bulaşık makinesini boşaltıyorum (kesin akşamdan çalıştırmışımdır) veya tezgahtaki yıkanmış bulaşıkları yerine kaldırıyorum, sirkeli su içiyorum ve kahvaltıyı hazırlıyorum.
  • Kahvaltı ediyoruz, bulaşık makinesini yerleştiriyorum.

Öğlen Rutini:
  • Evdeysem öğlen yemeğini hazırlıyorum: Eğer evde olmayacaksam yemeği Sinbo'ya atıyor, yemeği pişirmeyi de ona bırakıyorum. O olmasa, bu kadar rahat gezemezdim sanırım.
  • Hızlıca etrafı toparlıyorum: En fazla yarım saat.
  • O gün yapmam gereken temizliği yapıyorum: Pazartesi günleri 2-3 saat süren genel temizlik, diğer günler sadece yarım saat süren belirli bölgede temizlik. Ayın ilk haftası antre ve salonu, ikinci hafta mutfağı, üçüncü hafta banyo ve çocuk odasını, dördüncü hafta misafir odasını düzenleyip temizliyorum.
  • Ajandamı kontrol ediyorum:  
  1. Pazartesi zaten genel temizlik günü
  2. Salı haftalık planlama ve sonra da kendim için bir şeyler yapma günüm: Yemek menüsünü, kızımla yapılacak aktiviteleri planlıyorum ve kendim için de manikür, cilt bakımı, köpüklü banyo, bir saatlik yoga, film izleme, salıncakta kitap okuma vs gibi şımartıcı bir şeyler yapmak için zaman ayarlıyorum.
  3. Çarşamba ertelenmiş işleri yapma günü: Yazmayı unuttuğum mektupları veya geciktirdiğim raporları yazıyorum, uzun sürer diye yapmayı ertelediğim kızımla ilgili bir deney ya da elişi yapıyorum, hayvanlarımın temizliğini veya doktor randevusunu ertelemiş olabiliyorum vs.
  4. Perşembe dışarıda halletmem gereken işler günü: Mektup atıyorum, aktar alışverişi yapıyorum, doktor randevusunu bugüne ayarlıyorum, kızımla yapılacak projeler için alınması gerekenler varsa kırtasiye alışverişi vs yapıyorum, hayvanların yemleri kumları alınması gerekiyorsa alıyorum, kuru temizlemede kıyafet varsa alıyorum vs.
  5. Cuma günü zaten benim pazar günüm ayrıca evdeki fazlalıları ayıklıyorum: Pazardan getirdiklerimi yerleştiriyor, sütü kaynatıyor ve belki bir sütlü tatlı yapıyorum. Kırılmış çatlamış veya kullanılmayan tabak çanak, giyilmeyen veya küçülmüş kıyafetler, okunmayan kitaplar vs. tamamen eskimiş olanlar çöpe, sağlam olanlar bir ihtiyacı olana gidiyor.
  • 15 dakika egzersiz yapıyorum ve duş alıp dışarı çıktığımda saat öğlen 12.00-13.00 arasında oluyor.
  • Öğlen yemeği yiyorum: Bazen evde yiyoruz, bazen ben evde yiyorum kızım dışarıda yemek istiyor.

Günün bundan sonrası bana ait, ya kızımla oyun oynuyoruz ya da dışarı çıkıyoruz.


Akşam Rutini:
  • Yemekten sonra mutfağı toparlayıp, mutfak tezgahını siliyorum.
  • Ertesi günü organize ediyorum: İşe gideceksem iş kıyafetlerimi ve çantamı hazırlıyorum. Evdeysem dışarı çıkarken yanıma alacağım çantayı (genellikle kızımın eşyaları oluyor içinde, ayrıca küçük bir cüzdan ve telefon ya da denize gideceksek deniz çantası), çantaların içine konacak abur cuburları (meyve, kuruyemiş vs) ve kızımla sabah uyandıktan hemen sonra oynayacağımız oyunu hazırlıyorum (4 yaş itibariyle bu kaleme gerek kalmadı).
  • Ertesi gün yapmam gerekenleri planlıyorum: İşim varsa, işimle ilgili plan yapıyorum. İşim yoksa ertesi günün yemeğini ve aktivitesini planlıyorum. Örneğin buzluktan kıyma çıkarıyorum, ertesi gün kızımın özel bir dışarı aktivitesi varsa onun için gerekenleri çantasına yerleştiriyorum, misafirim gelecekse yenecekleri içilecekleri ayarlıyorum, kızımla evde kalacaksak oynayabileceğimiz oyunları hazırlıyorum vs.
  • Banyoya gidiyorum: Önce klozeti ve lavaboyu sabunla bir güzel yıkıyorum ki sabaha temiz bulalım, zira ben de, eşim de sabahları banyoda bir hayli zaman geçiriyoruz. Klozete karbonat ile limontuzu atıp fırçalıyorum. Dişlerimi fırçalıyorum, saçlarımı tarıyorum, gül suyumu sürüyorum.
  • Uykum varsa kızımla birlikte erkenden uyuyorum. Uykum yoksa kendime zaman ayırıyorum: Eşimle zaman geçiriyorum, film izliyorum, çalışıyorum, blog yazıyorum, internette sörf yapıyorum ya da kitap okuyorum.

Uyku:  

Uyku düzeni konusunda insanlar ikiye ayrılırmış. Sabah erken uyanmayı sevenler (tarla kuşları) ve tüm enerjisi öğleden sonra yükselmeye başlayıp, geceleri yaşamayı sevenler (baykuşlar). Gerçi bir tarla kuşu olan eşim bana inanmıyor ama gerçekten doğru bunlar: 
http://en.wikipedia.org/wiki/Night_owl_%28person%29
Avrupa'da mesai saatlerinin kendilerine göre ayarlanmasını talep eden baykuşlar bile var :) Ben şanslıyım ki işim okumak ve yazmak üzerine olduğundan, gece çalışabiliyorum. O saatlerde etraf sessizken okuyup yazmanın keyfi başka oluyor ve sabahları 1 sayfa yazdığım zaman diliminde geceleri 2-3 katını yapabiliyorum.

Eğer ertesi gün, gündüz yapmam gereken bir işim yoksa ve gündüz vakti beynimi zorlayacağım bir iş yapmayacaksam, 3-4 saatlik uyku bana yetiyor. Fiziki yorgunluk uyku süremi uzatmıyor.

2-3 gün arka arkaya 4 saat uyku ile yetinebiliyorum. Ama sonra ya öğlen ya da akşam kızımla beraber yatıyorum ve böylece 11-12 saat uyuyabiliyorum. 

Sabahları 8- 9'dan önce uyanınca biraz zorlanıyorum. Neyse ki kızım bana ayak uydurdu da gündüz uykumu alabiliyorum, beraber 8.30'a kadar uyuyoruz. Eşim de kahvaltı etmek için beni uyandırmaz, sessiz sessiz hazırlanıp çıkar evden sabah işe giderken. Ona da anlayışı için teşekkürlerimi iletiyorum :) Eğer kızımla birlikte yatmışsam, sabah erken kalkıp hep beraber kahvaltı ediyoruz. Mesai saati sorunu olmayınca insan kendini, kendi fiziksel ihtiyaçlarına göre ayarlayabiliyor. Ama eğer mesai yapacaksam, erkenden yatmaya özen gösteriyorum.


Yemek Planlama:
Cuma günü pazar alışverişi yapıyorum, hafta sonu da et yiyoruz (balık, tavuk, köfte vs).

  • Pazartesi: Sebzeli tarhana çorbası + sebze (Cumadan aldığım sebzeleri bozulmadan yememiz lazım ve ayrıca pazartesileri genel temizlik günüm olduğundan kolay yemekler olması lazım.)
  • Salı: Mercimek çorbası + sebze
  • Çarşamba: Tavuk suyuna şehriye çorbası + sebze
  • Perşembe: Sebze çorbası (brokoli, patates, havuç vs) + bakliyat (nohut, fasulye, mercimek, barbunya)
  • Cuma: Tahıl çorbası + sebze (Geçen pazar alışverişinden artanları pişiriyorum. Hepsinden azar azar kalmışsa türlü yapıyorum).


Aktivite Planlama:
Haftalık aktiviteleri gün gün planlamıyorum, çünkü kızımın keyfine göre değiştiriyoruz. Ama genel olarak her hafta yaptıklarımız şunlar:
  1. Kart oyunları: Zar atıp pulları ilerletilerek ya da eşleştirme kartları ile oynananlar (kızım 4 yaşında artık zarların üstündeki noktaları saymadan, gelen sayıyı bilebiliyor).
  2. Elişi yapmak: Bardabas kutularından çıkanlar ya da  kırtasiyeden alınan etkinlik kitapları (Örneğin: http://www.idefix.com/kitap/yapa-etkinlik-kitabi-3-yas-kolektif/tanim.asp?sid=PL6LV7I1AE3EXXN84MEB) veya elişi kağıtları ile origami ya da yazıdan aldığım çıktılarla kes-yapıştır oyunları, labirent bulmaca oyunları veya boyama yapma/hamur oynama vs. Anneanne geldiği zaman birlikte dikiş dikiyorlar. Baba ile birlikte tamirat yapıyorlar.
  3. Efor sarf ettiren oyunlar: Ata binmek, yüzmek, bisiklete binmek veya en kötü havada çamurda zıplamak ya da evde yoga yapmak.
  4. Sosyalleşme: Hava güzelse meydanda ya da plajda arkadaş buluyoruz, hemen her hafta eve misafir davet ediyoruz ya da biz misafirliğe gidiyoruz. Kütüphaneye, hamama, kuaföre, pazara vs gidiyoruz. İngilizce dersine ya da kreş etkinliklerine katılıyor ki bunları da sosyalleşme kapsamında görüyorum ben. Düzenli olarak akrabalarımızla ve arkadaşlarımızla birlikte zaman geçiriyoruz, ya onlar geliyor ya da biz gidiyoruz, hep birlikte yemek yiyoruz, oyunlar oynuyoruz, müzik dinliyoruz, sohbet ediyoruz vs.
  5. Ev oyunları: Kukla konuşturmaca, lego veya yap-boz oynama, deney yapma, tekerleme söyleme, sesli kitap okuma, evcilik oynama vs. Deneyler, tekerlemeler ve oyun fikirleri için bloglardan ve kitaplardan faydalanıyorum. Üşengeç biri olduğumdan en kolay, evdeki malzemelerle yapılabilecekleri görür görmez not ediyorum. Bu notları ve beğendiğim oyun kitaplarını sakladığım bir klasörüm var. Canımız sıkılınca hemen o klasörden fikir alıyorum.
  6. Ev işleri ve yemek yapmak: Hemen her gün yemeği ve ev işlerini birlikte yapıyoruz. Oyun hamurunu evde yapıyoruz. Kek ve kurabiye pişiriyoruz.
  7. Geziler: Ailecek gezilere çıkıyoruz. Bazen dağ bayır yürüyoruz, piknik yapıyoruz, doğayı inceliyoruz; bazen de şehre iniyoruz, tiyatroya gidiyoruz, kafelerde oturuyoruz, kızım trambolinde zıplayıp akülü arabaya biniyor. İki haftada bir kreş arkadaşları ile birlikte sinemaya gidiyor. Böylece nerede nasıl oturup kalkması gerektiğini öğreniyor. 
Son olarak şunu da eklemek istiyorum ki bazen öyle dönemler oluyor ki sadece "hayatta kalmak" önemli oluyor. Siz hasta olabilirsiniz, bebeğiniz hasta olabilir, sevdiklerinizden birinin bir sorunu olabilir ve fiziksel ya da manevi olarak yanında bulunmanız gerekebilir, içinde yaşadığınız toplum ciddi bir krizden geçiyor olabilir ve siz fiziken ya da zihnen hiçbir şey yapacak kuvveti ya da zamanı bulamayabilirsiniz. Öyle günlerde sabahtan akşama kadar televizyon karşısında oturulabilir, sabah öğle akşam makarna yiyebilir, evin içinde dağınıklıktan göz gözü görmeyebilir... Böyle günlerde akşama tüm ailenin sağ sağlim çıkmış olması yeterli sevinç kaynağıdır. Evdir toparlanır, hiç sorun etmeye değmez... Kendinizi toparladığınız zaman ailenizden, arkadaşlarınızdan yardım istersiniz ya da ücret karşılığı size yardım edecek birini bulursunuz ya da hiçbir şekilde yardım temin edemiyorsanız, ufak ufak toparlamaya başlar, her gün azar azar vakit ayırarak gerekirse 2-3 ayda toparlarsınız. Önemli olan ailenizin maddi manevi sağlığıdır; başka hiçbir şeyi dert etmeye değmez...

48 yorum:

  1. tek kelimeyle hayranoldum :) hatta 2. defa, çünkü ilk halini de okumuştum yazının. o kadar plansız ve dalgın, aklı dağınık, kendi dağınık biriyim ki, bir gün böyle olabilecek miyim, ya da en azından kendi planımı yaratabilecek miyim merak ediyorum. senden çok ilham, fikir alıyorum ve beni motive ediyorsun çok bilmiş. iyi ki varsın!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayatında neye öncelik vermek istediğine bağlı. Hayatımda bir dönemi "Ev işi yapmak istemiyorum. Gerekirse kazandığım tüm parayı ev işimi yapsınlar diye başkalarına öderim ama ben günboyu çalışmak istiyorum" diyerek ve öyle de yaparak geçirdim. Dönem işte, geliyor geçiyor :)

      Sil
  2. yazınızı zevkle okudum. belki çok alakasız ama bi şey merak ettim. karbonat ve limon tuzu ile klozeti temizlerken limon tuzunu toz halinde mi kullanıyorsunuz yoksa suda eritiyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Limon tozunu kaya tuzu gibi kristal halinde alıyorum, toz değil de iri parçalı oluyor yani. Suda eritmeden doğrudan klozete atıyorum, karbonatı da doğrudan atıyorum, klozetin içindek suda karışıp köpürüyorlar.

      Sil
  3. hamilelikten mi tembellikten mi bilmiyorum elimin hiçbir işe gitmediği zamanlardan birindeydim kii yazınız bana yol gösterdi..evi ne kadar temizlersem temizleyeyim bi türlü temiz kalmıyor diye herşeyi salmışken bende sizden heveslenip bir plan yaptım,bugün banyoyu,yarın yatak odasını derken günlere bölerek temizlik yapma fikrini yazdım kafama..çünkü hepsini haftanın tek günü yapıp diğer günler üstünden geçmekle başa çıkılmıyor:) hiçbir zaman planlı yaşayan biri olmadım ama artık olmanın zamanı geldi sanıyorum..zevkle okudum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de ilk başta her gün bir oda şeklinde bölmeye çalıştım, olmadı, beceremedim. Bir gün toz alayım, ertesi gün elektrik süpürgesi vurayım filan diye denedim, onu da beceremedim. En son flylady.com sayfasındaki sistemi uygulamaya başladım. Temel olarak evi 5 ana parçaya bölmüş: 1. Giriş ve salon 2. Mutfak 3. Banyo ve Çocuk odası 4. Yatak Odası 5. Ekstra oda. Her hafta bir gün üstten genel bir temizlik yapıp, sonra o hafta derinlemesine temizlenecek olan bölüme el atıyorum. Derin temizlik için de sadece yarım saat ayırıyorum. Böylece bir-iki gün temizlik yapamasam bile 1 hafta içinde evin bir bölümü dip köşe bucak temizlenmiş oluyor. Böylece her 5 haftada bir aynı bölüme geri dönüyorum. Bana bu sistem iyi geldi. Ben de çok plansız programsız bir adamımdır aslında ama çocuk olduktan sonra ve özellikle işyeri gibi günlük mesaini programlayacak bir dış motivasyon unsuru yoksa, plansız yaşabilmek için günlük rutinlere sahip olmak lazımmış, insan yaşayınca anlıyor ancak.

      Sil
  4. çok teşekkürler faydalı yazı için!
    devamını bekliyorum.bana da bu sistemli çalışma çok faydalı geldi.ev resmen 2ayda pırıl-pırıl oldu.bir ütü ve yemek planlaması şuan çözmem lazım...
    ütü işi nasıl hallediyorsunuz?her gün yıkama-kururtma-10 dak ütü mu?yoksa ''sadece eşimin pantalonları ütülerim''konsepti mı:)
    Esmira

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Esmira :) Aklın yolu bir demek ki, ikisini de yapıyorum :) Ütülenmesi gerekenleri olabildiğince azalttım. Sadece eşmin her şeyi ütüleniyor. Benim ve kızımın bir iki parça eşyası var ütü gerektiren. Mesela sadece 2 nevresim kullanıyorum. Genellikle yıkadığım gün kurutup geri seriyorum, ütü sorunu olmuyor. Bir tane de yedek saklıyorum. Böylece sadece misafir nevresimleri ütülenmiş oluyor. Havluları da aynı şekilde azalttım. Yıkadığımı kurutup geri asıyorum. Hem böylece eskime şansı oluyor. Eskiden hiçbir şeyim eskimezdi, şimdi sürekli aynılarını kullandığım için eskiyor, ben de iç huzuruyla değiştiriyorum her sene. Bunun yanısıra evet, ütü masam açık duruyor, ütü gerekirse hemen 10-15 dk ütü yapıp yerine kaldırıyorum.
      "Hayatta kalma" zamanlarından birinde değilsem eğer ütü birikmiyor. Yemeği de bir gün sebze, bir gün bakliyat, bir gün et, bir gün balık diye böldüm. Bir de her hafta pazar alışverişi yaptığım için, zaten haftanın ilk 3 günü hangi sebzelerin pişeceği belli oluyor. Çorba olarak da belirli çorbaları içeriz, her hafta aynı çorbaları pişiriyorum. Salata-meze filan yapıyorum arada değişiklik olarak. Eğer egzantrik bir şeyler yapacaksak ailecek hep beraber yapıyoruz.
      Sizin de varsa püf noktalarınız, anlatırsan çok mutlu olurum.

      Sil
    2. Yok.henüz çıraklık dönemindeyim)bizde eşim hergün saat 6ya doğru ne yemek istediğini söyler,böylece eskiden aldıklarım veyaıslattıklarım fasulyeler çöpe giderdi)ama eski dönemler nazaran çok sistemli oldum,bayramlarda son dakika süs,hediye,vs almam gerek kalmıyor ,bızdolabımda hala 2çeşit zeytinyağlı yok -iyi ev hanımlar en az 2çeşit zeytinyağlı pişirip,süpürüp,öğlen işleri bitirirlermiş-ama daha az telaş içersindeyim.takipteyim)Esmira

      Sil
    3. Hah, bak işte benim aydınlanmam da aynı yoldan oldu. Rahmetli kayınvalidem anlatırdı, eşimin babaannesinin 6 tane erkek çocuğu varmış. Çamaşır bulaşık makinesi de yok tabii. Öğlene kadar işini bitirip, istisnasız her gün gezmeye gidermiş. 6 çocukla öğlene kadar iş bitermiş! Hem de hiçbir makinenin olmadığı günlerde? Düşündüm düşündüm çözdüm dilemmayı sonunda. Bitiyor hakikaten öğlene kadar.

      Sil
  5. harika... hemen beni şevklendirecek en güzelinden bir defter bulundu ve şimdi yazmaya başlanacak :-)) ayrıca ben de çocuklarıma günlük tutuyordum ama aksatıyordum, bir önceki yazının yorumlarından sonra düzenli yazmaya başladım diyebilirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de düzenli bir günlük tutuyor değilim aslında, sadece yazmaya değer şeyleri yazıyorum ama ister istemez hislerimi de ekliyorum tabii. Mesela az önce tahta oyuncaklarını konuştururken, oyuncakların bir tanesine "Saçmalığın dik alası" dedirtti :) Şimdi onu yazmam lazım günlüğüne, akabinde de "ağzını burnunu yerim senin annesinin lafazan tatlısı" diye ekleyeceğim elbette :)

      Sil
  6. Çok bilmiş gerçekten çok güzel bir program, bende seni tebrik edenlerdenim. Bende çoğu kez böyle bir plan yapıp kısa sürede ipin ucunu kaçırıyorum. Kızım olduğundan beri inanki anı kurtarma peşindeyim. Çünkü çok hareketli bir bebiş. Bebekten sonra nekadar sürede plan yapmaya başlayabildin ve düzenli öz bakıma? Yasemin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Of Yasemin, çok zor bir soru... Kızımdan sonra zaman mefhumunu tamamen yok ettim ben, o nedenle emin olamıyorum. Ama sanırım ilk 2 sene doğru düzgün hiçbir şey yapamadım. İlk 1-1,5 sene zaten bebek bir uyuyor, bir uyuyamıyor, bir hasta, bir diş çıkartıyor, bir büyüme atağı geçiriyor, bir yürümeye başlayıp kasları yoruluyor filan derken gecem gündüzüm birbirine karışıyordu; ki bu arada kızım ilk aylarda 4-5 saat kesintisiz uyuyan, 4. ayından sonra da gece beslenmesi olmamış ve genellikle 7-8 saat uyuabilen bir bebekti. İkinci bebekte de öyle olacak mıyım bilmiyorum ama fiziken çok yoruluyordum, psikolojik olarak da tüm hayatım baştan aşağı değişmişti, kendimi bulmakta zorlanıyordum. Mesela 2 çocuklu bir iş arkadaşım "5 dakika vakit bulup da tuvalete giremiyorum" demişti de içimden "Amma da abartıyor. Yahu 5 dakika vakit bulunamaz mı? 5 dakika ağlasın çocuk, en kötü ne olur?" demiştim. Anne olunca anladım :)
      1,5-2 yaş arasında da başına geleceklerden habersiz, kontrolsüz hareket eden bebekten gözümü ayıramıyordum. Küçük parçalı oyuncak yuyabilir, elektirik prizine parmağını sokabilir, kafasını sivri bir yere geçirebilir, tuvalete elini sokabilir, bahçede bulduğu böceği yutabilir vs vs. O dönemde de zorlanmıştım.
      Sonrasında yavaş yavaş rahatladım ama benim kişisel gerginliğim miydi, yani ilk çocuk tecrübesizliğinden mi kaynaklanıyordu bilemiyorum.
      Yine de 9. ayda tamamen ek gıda ile doyabilir hale geldiğinde, çok rahatlamıştım. Rahatlıkla anneme emanet edip çıkıp gezebiliyordum artık, işe gidiyordum. İŞe gittiğim için manikür yaptırmam, fön çektirmem gerekiyordu. Bir de emzirme yoğunluğum azaldığı için 9. ayda regl olmuştum ve vücudum forma girmişti. 9. aydan sonrasında oldukça rahatlayabilirdim sanırdım ama psikolojik olarak da çok yoğun günler geçirdiğimden rahatlamam biraz daha zaman almıştı...

      Sil
    2. Çok bilmiş anlaşılan seni yormuşum ama teşekkür ederim. Bu durumda benim en az 1 yılım normal bir rutine dönmeme. Biz çok zor bir bebeklik geçiriyoruz inşallah 2. Bebeğimiz rahat olur , sevgiler

      Sil
  7. Çokbilmiş yazın yine beni kendimden geçirdi.2 şey sormak istiyorum,

    1-)Diğer günler sadece yarım saat süren belirli bölgede temizlik yapman ile evin yerleri seni 1 hafta idare edebiliyo mu?Yani sadece pazartesileri mi yerleri genel temizlik yaparke 1 kez siliyorsun?

    2-) 'Ayın ilk haftası antre ve salonu, ikinci hafta mutfağı, üçüncü hafta banyo ve çocuk odasını, dördüncü hafta misafir odasını düzenleyip temizliyorum' derken neler yapıyorsun mesela salonda. Perdeleri her ay 1. hafta yıkıyorm usun mesela, veya banyo duvarlarını her ayın 3. haftaso siliyor musun. Vaktin olunca bunları bıraz detaylandırır mısın?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haftalık temizliğimle ilgili de bir yazı yazayım o zaman. Ama ben o kadar acami bir insanım ki bu konuda, hicap duyuyorum yani yazarken, beni tanıyanlar çok gülüyorlardır kesin :)

      1. Evin yerlerini sadece haftada 1 kere siliyorum ve evet, bütün hafta yetiyor. Çünkü yerleri ancak lekelenirse silmek gerekiyor. Roomba'yı çalıştırıyorum arada, tozu alıyor. Salonda yemek yiyoruz, amerikan mutfak, saolonu ve mutfağı da normal çalı süpürge gibi el süpürgesi ile süpürüp kırıntıları filan temizliyorum. Mutfakta yere bir şey döküldüyse hemen siliyorum. Dolayısıyla evde yürürken çoraplarımın altı temiz kalacak kadar ev tozsuz oluyor. E, yerde toz yokken, lekelenme vs de olmazsa, neden sileyim ki...

      2. Mesela salon haftasında, pazartesi günü genel temizlik yaparken salona fazladan zaman ayırırıp mobilyaları itip altlarını da süpürüyorum ve silerken de altlarını siliyorum, toz alırken de salonu üstten değil, dipten temizliyorum. Salı günü camları ve salona bitişik balkonları temizliyorum. Çarşamba günü bibloları temizleyip, vitrinin tozunu alıyorum. Perşembe günü "üst" temizliği yapıyorum, yani kapılar ve kapı üstleri, duvarlar ve kornişler (buhar makinesi ile temizlediğimden yarım saatten fazla sürmüyor), lamba üstleri, dolap üstleri vs. Cuma günü de çekmeceleri düzenliyorum, ıvır zıvır tıkıştırdığım bir yerler varsa oraları düzenliyorum. Bu da beni 1 ay idare ediyor.

      Perdelere buhar makinesi tutarak akarları öldürüyorum. Evde sigara filan da içilmediğinden ve pek de titiz bir insan olmadığımdan, perdeleri 3-4 ayda bir mevsimlik yıkıyorum. Annem perdelerini yıkayıp ütüleyen bir insandır, şimdiye kadar hiç perdelerimin uzun süredir yıkanmamış ve satın alındıklarından beri ütülenmemiş olduklarını fark etmedi. Prensibim, "Kirlenmeden yıkama" şeklinde :)
      Banyo duvarlarını da banyo haftasında siliyorum sadece. Ama dediğim gibi buhar makines ile sildiğimden ve de pek de titiz bir insan olmadığımdan sadece yarım saatimi alıyor. Dolayısıyla, evet, banyo duvarlarını ayda 1 defa silmiş oluyorum.

      Sil
  8. bende bir dönem "yardım mı, ne yardımı" diyenlerdendim.
    şimdi tüm bu saydıklarını yapmama rağmen ye-tiş-ti-re-mi-yo-rum
    bazen haftada bazen 10 günde bir yardım alıyorum. öğlene kadar tüm evi silip süpürüyor toz alıyor
    piyasadaki ücretin fazlasını veriyorum, asla geciktirmiyorum ama yine de içim rahat değil. çünkü sigortasını ödeyecek gücüm yok ve bu haksızlıkmış gibi geliyor.

    ne dersin hukukçum bu konuda

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vallahi ben de üçüncüye hamileyken "Aman bana bir yardım" diyerek ortada dolanıyor olurum kesin :) 3 çocuk dile kolay...
      Ben mümkün mertebe akraba yardımı almayı tercih ediyorum. Paralı yardımı ise yılda 2-3 sefer alıyorum, çoğu zaman da ayrı ayrı kişileri çağırıyorum. Dolayısıyla bir "süreklilik" söz konusu değil. Sürekliliğin olmadığı durumlarda da hukuken iş sözleşmesi aktedip, sigorta ödemem gerekmiyor.
      Sigorta yaptırmak zaten bir dert. Çünkü kısmi zamanlı iş akdinin karşılıklı imzaları içermesi ve SGK'ya elden götürülmesi gerekiyor. Ama asıl sorun o değil. İşveren açısından asıl sorun, gündelikçinin evde kaza geçirmesi sonucunda ev sahibi bilinçli taksirle yargılanma tehlikesiyle karşı karşıya. Fatıma Aldal (Allah rahmet eylesin) diye arama yaparsanız, en son yargı kararlarına ulaşabilirsiniz. Bu karar gündelikçinin işkazası geçirmesi durumunda sigortalı sayılması hususunda gündelikçi açısından ve kadın emeğinin değer bulması açılarındanolumlu bir gelişme ama ev sahibi açısından çok büyük bir risk.

      Dolayısıyla ben risklerin farkında bir ev sahibi olarak bu riske girmek istemiyorum, olabildiğince az paralı yardım alıyorum. Evime gelen gündelikçiye de riskli iş yaptırmam, cama filan çıkartmam.

      İsteğe bağlı sigortalı olması için teşvik ederim, hukuki haklarını hatırlatırım vs.

      AMa eğer sigortalı yapmak isterseniz ve her seferinde aynı kişi geliyorsa, haftada geldiği gün sayısı kadar sigortalı yapabilirsiniz. Ayda aldığı toplam ücretin %33 kadarı prim ödeniyor sanırım. İnternet üzerinden de ödenebiliyor primler.

      Bir de hayır işlemek çok zor aslında, bir yeri yaparken ötekini bozmak çok mümkün. Örneğin piyasadaki ücretin fazlasını vererek piyasa ücretinin yükselmesine katkı sağlıyor olabilirsin. Bu nedenle herkese hakkettiği ücret verilmeli. Ben herkes ne kadar alıyorsa, o kadar veriyorum. Ama yılbaşı, bayram, düğün, çocuk doğumu gibi olayları bahane edip, fazladan ödeme yapıyorum.

      Çok da hukukçu gibi cevap veremedim. Çünkü teorik hukuk, genel adalet hissi ayrı bir şey söylerken olayı yaşayan kişiler açısından pratik hukuk ve haklı olma hissi bambaşka şeyler söylüyor insana.

      Keşke eskisi gibi yardımlaşmak mümkün olsa. Birisi evimdeki eğır mobilyaları itmeme yardım etse mesela, temizlikçi almama hiç gerek kalmaz. Ben ütüyü çok severim, her gittiğim yerde ütü yaparım misal. İşleri paylaşsak, her şey kolaylaşacak...

      Sil
  9. sevgili çokbilmiş her zamanki gibi çok beğendim yazını, ben şimdilik fazla plan yapmadan ev işlerini halledebiliyorum ama 2-3 hafta sonra, yeni birey katılacak inşallah hayatımıza, o zaman biraz daha zorlanacağım galiba, benimde sıkı bir plan yapmam lazım, yalnız plan yaparken genelde geç saatlerde temizlik yapmalıyım, malum iki küçük ufaklık ile sanırım bende tuvalete gidecek vakit bulamayacağım :) temizlik yapmayı pek sevmem, ama çocuk olduktan sonra daha dikkat eder oldum, zaten çocuk olmayınca ev işi de olmuyormuş , onu anladım :) kendimce şöyle bir plan yaptım, her gün bir odayı temizleme planı, benim eşyam az olduğundan odaları 2 saatte, perde-cam silip süpürme dahil rahatlıkla bitirebilirim ( mutfak hariç tabi, sanırım 4-5 saatimi alır) 1 gün salon -1 gün mutfak- 1 gün çocuk odası-bir gün yatak odası 1 gün banyo tuvalet-koridor ve ütü odası eder 5 gün--2 gün tatil :) çamaşır ütü günleri olur o günlerde :) her odaya 1:30 saat ayırsam ve ayrıca salonum her gün kirleneceğinden, günlük salona 30 dk ayırsam planım tıkır tıkır işlese :) hiç fena değil yani, gerçi çocukluğumdan bu yana hep günlük plan yaptım (ders çalışma planı), şimdiye kadar hiç birine uymadım o da ayrı bir konu :) bakalım bu temizlik planı tutacak mı :) sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her güne bir oda planı bende işe yaramadı, beceremedim. Çünkü temizlik yapamadığım günler oluyordu, aksıyordu. Her hafta bir oda temizlemek ancak işe yaradı bende, bir gün temizliği aksatsam bile başka bir gün telafi edebiliyorum böylece. Ama işte tabii bu durumda da haftada bir genel ama kaba temizlik yapmak gerekiyor.
      İnsan deneye yanıla buluyor kendisine uygun yöntemi. Herkesin yaşantısı ve el becerisi farklı olduğundan, herkese uyacak yöntem de farklı olacaktır elbette.
      Umarım fazla zorlanmadan sana uyan yöntemi bulabilirsin.
      Kolaylıklar dilerim...

      Sil
  10. çok bilmiş alakasız bir soru soracağım; blog kurdum ben de fakat daha ikinci günümde sayfamda bir sürü anlamsız reklam istilası gördüm. Bunun önüne nasıl geçebilirim?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. blogspot'taysa blogunuz, düzenleme bölümünün sol tarafında kayıtlar, yorumlar vs altında "kazançlar" diye bir bölüm var. Oraya tıklayıp "Blogda reklam göster" cümlesinin karşısındaki "Hayır" butonuna tıklamanız gerekiyor.

      Sil
  11. Her şeyi böyle detaylı yazmanıza bayılıyorum! Zevkle okuyorum, hatta bazı postları birden fazla okuyorum, çok hoşuma gidiyor :)
    Ben de Pazartesi günleri genel temizlik yaparım, diğer günler de evi düzenli tutmaya çalışarak genelde 2 günde bir toz alırım, bazen de silerim. Her gün süpürüyordum evi ama artık yorulduğumu fark ettiğim için biraz azaltacağım sanırım. Oğluma her gün çorba içirmeye çalışıyorum. Öğle uykusundan uyandığında içiyor çorbasını, çok fazla doymadığı için akşam da yemek yiyebiliyor. Var olan çorba bitince yenisini pişiriyorum. Genelde mercimek, yoğurt ve domates olarak değişiyor :) Domates stoğum tükendiği için yaza kadar domates çorbası olamayacak :)Akşam yemeği için de eğer meşakkatli bir şey denemeyeceksem bulgur pilavı, makarna, patates yemeği, köfte gibi sevdiği şeyleri yapıyorum. Maalesef kış sebzeleri ile arası pek iyi değil. Sulu yemek olarak değil de pazı kuşu vs. gibi yiyor arada. Hafta sonları genelde biz de dışarıda yiyoruz. Sabahın köründe kalkınca öğleye kadar işler gerçekten bitebiliyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Detaylı anlatımı sever zaten kadınlar, bir erkek olsa sonuna kadar okumaya tahammül edemezdi sanırım :) Başka türlüsü elimden gelmiyor, kısa konuşmayı beceremiyorum.
      Ben de aynı çorbaları dön dolaş pişiriyorum. Sebzeleri de bulgurun, kuskusun ya da çorbanın içine yedirmek mümkün.
      Sabahın köründe de kalkamam ki ben tembelimdir çok, 8'e 9'a kadar uyuyorum da 3-4 saat yetiyor işleri bitirmeme. Üstünkörü yapıyorum elbette her şeyi ama idare ediyoruz işte.

      Sil
  12. Gebelik döneminizde epilasyon yöntemi olarak ne kullandınız acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Becerebildiğim kadar elektrikli epilasyon aletleri ile gittim, beceremediğim noktada jilet kullandım: http://sormabulmadunyasi.blogspot.com/2011/07/kadnlar-icin-uretilen-jilet-var-m-jilet.html

      Sil
  13. 5-6 aylık bebekle de aktivite planı yapıyor muydunuz acaba? Öyleyse bunlar nelerdi? Benim kIzım 5,5 aylık ben aktivite olarak, şarkılar, türlü çeşit mıncıklama yuvarlanmalar, el ve örtülerle oynamalar, ve kucakta geZdirirken bol bol konuşma tanıtma şeklinde aktiviteler yapıyorum, bir de yeme içme işi bitince kendi haline bırakıyorum yuvarlanıyor araştırıyor konuşuyor, pek ellemiyorum o sıkılana kadar

    YanıtlaSil
  14. Gerçekten gıpta ediyorum hiç bir zaman böyle olamadım 14 aylık bir kızım var onunla nasıl zaman geçirilir ev düzeni nasıl olur ev nasıl idare edilir vs yol gösterici kimsem yok napıcam bilmiyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de aynı yollardan geçtim. Sanmayın ki buradaki düzeni birebir her gün takip edebiliyorum. Sadece bir harita, zorda kaldığımda yol gösteren. Üstelik ikinci bebeğim oldu, her şey sil baştan öğrenmek zorunda kaldım tekrar. Ama üzülmeyin, bebek büyüdükçe alışıyor insan, ikinci ilki kadar şaşırtmıyor.

      Sil
    2. çokbilmiş seni merak ediyorum, nasılsın

      Sil
  15. yillardir arayip da bulamadigim seyi buldum sanki :) sayenizde kendime guvenim geldi rutinlerimi olusturuyorum. hem de simdi bir bebe ile .. flylady ile de tanistim mantigi olayi kapiyorum yavas yavas... ayyy cok sevindirik oldum. cok tesekkurler galp galp :) ~~Arzu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım işinize yaramıştır. Hala rutin oturtmaya çalışıyorsanız karşılıklı günlük rutin takibi paylaşmak isterim. @cokbilmis2010 instagram hesabından ya da cokbilmis2010@gmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz. Motivasyon olur karşılıklı

      Sil
  16. O kadar o kadar güzel yazmışsınız ki hayran oldum.. neden mi hayran oldum çünkü bunları öğleden sonra 2 sa uyumuş evli ve henüz çocuksuz bi öğretmen olarak yazıyorum =((( tek kelimeyle sinir oluyorum bu duruma ama elimde diil.. tamam sabahları çok erken uyanıyorum 5.30 olmadan ve okulumuz ne yazık ki tam gün sisteme geçebilmiş diil.. ve maalesef bu sistem biz öğretmenleri bile zorlarken çocukların bi verim almasın düşünemiyorum bile.. 10 dk bile olmayan teneffüsler ve o teneffüslerde dahi kendi ellerimizle yarış atına çevirdiğimiz çocukların sorularını çözme telaşı.. kısacası eve geldiğimde ben de kendimi uzuuuun ve yorucu bir maratondan çıkmış gibi hissediyorum.. veee sonuç yemeği ye direkt yatağa =(( bu süre bir saat ve altı olduğunda sıkıntı yok ama dönem dönem 2 sa civarı olunca uyandığımda bırakın dinlenmeyi büyük bi pişmanlık yüzünden daha beter çöküyorum... peki sonuç haftasonuna yığılan işler ve yeni haftaya hiç dinlenmeden başlamak.. benim asıl özendiğim noktaysa şu oldu: bu kadar işin arasında anladığım kadarıyla son derece de faal bi insansınız sosyal anlamda.. en önemlisi bu bence çünkü günler haftalar uçup gidiyo ve benim biriktirdiğim bi yaşanmışlık yok elimde uykularım var =s
    her neyse çok uzattım.. bunları buraya niye yazdım bilmiyorum içimi dökmek istedim sanırım =)) ben de son paragrafınıza istinaden kendimi teselli etmek istiyorum =)) selamlar sevgiler yavrucuklarınıza ve size.. yazılarınızın devamını bekleyen bir okurunuz..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocuksuzken ben de öyleydim inanın. İlk çocuğumla birlikte yavaş yavaş uyanmaya başladım. SOnra kızım büyüyüp de tek başına geçirdiği zamanlar artınca, o atalet haline geri dönmeye başladığımı fark ettim, hemen ikinciyi yaptım :)
      İnsan bebeği olunca "Eskiden amma da çok zamanım varmış" diyor.
      Hiç boş bırakmayın kendinizi. Ne kadar meşgul olursanız, o kadar enerji dolarsınız inanın.

      Sil
  17. Merhaba öncelikle cok enerji verdiniz. 1.5 ve 3 yasinda iki cocuk annesi ve ogretmenim. O kadar kotu durumdayim ki ne kendime ne cocuklarima ve esime ne de is hayatima verimli harcayacak zaman bulabiliyorum.nerden baslayacagima bilemiyorum. I sallah sizin planiniz isime yarayacak. Bosa gecen zamanimdan dolayi surekli pismanlik icindeyim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bugün harcadığım 6 saatlik zamanın pişmanlığı içinde kıvranırken okudum yazdıklarınızı :) Birbirimizi motive edelim.

      Sil
  18. Merhaba gerçekten çok teşekkürler yazınızla beni kurtardınız yaptığınız program tam benlik gibi hissettim ama bazı eksiklerim varmış zamana yaymadan temizlik yapınca üstten oluyo genelde de çok yorucu 2 çocuğumla vakit geçiremediğimi farkettim genel ihtiyaç dışında şuan kafamda planım tak diye oturdu hem çocuklarım mutlu olucak kendimede zamanım kalıcak çocuklarda planlı hareket etmeyi ve ne zaman ne yapılcağını bilicekler hadi hadi baş etinin yenmesinden çok çok daha iyi...çok güzel bir yazı olmuş gerçekten teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. BU yazıyı tek çocukla yazmıştım. Şİmdi benim de iki tane ve ev işine tahminimden daha fazla zaman ayırmak zorunda kalıyorum. Tabii bir bakıma iyi, 15 aylık oğlum bile sürekli elinde vileda ile dolanıyor ortalıkta :) çocuklar da eğitilmiş oluyorlar ama daha detaylı bir programa ihtiyacım var sanırım artık. Tekrar düzenleme yapmaya çalışıyorum, oturtabilirsem paylaşırım inşallah.

      Sil
  19. Fotoğraf paylaşilabilse zamanında(hem bekarken,hem de cocuksuzken)yaptığım iş planlarımı çekip göndersem,sayısı yok.bebeğim 4 aylıkken bir gün 3 saat üst üste uyumuştu.benim için büyük bir olaydı ve artık hergun böyle uyuyacak dedim.öbur gün o uyurken kalktım plan yaptım(sadece onun uyuduğu saatler için).çocuk bir daha öyle uyumadı.ve bana komik gelen bir şey de çocuk daha 1 ayını doldurmadan geceleri o uyurken yapacaklarımı planlamış olmam.sonra sonra anladım,plana gerek yok çocuk karar veriyor neyi ne zaman yapacağıma.şimdi ücretsiz izindeyim,iki yıl bitip çalışmaya başlayınca bakalım ne olacak.plansız yaşamam mümkün değil ama şimdi büyüdü biraz ben de yine ufak ufak başladı ,bugün bu yapılacak,bu gün falanca pişirilecek.
    Ben bi ara yardımcı olur diye netten araştırma yapmıştım o sırada bu yazıyı gördüm,planı hiç beğenmedim ama en azından kafayı mı siyirdim fikrinden kurtulmuş oldum.ve benim başka birilerinin olması beni rahatlatmıştı baya.
    Her türlü bi işe yarıyor yazıların çok bilmiş

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Planı niye beğenmemiştin? İki çocukla bende de değişiklikler oldu tabii ama belki daha işe yarardır senin planların. cokbilmis2010@gmail.com adresine fotoğraflarını atar mısın eğer vaktin olursa?

      Sil
  20. İnternet bağlantısı olan bir yere gidince atarım(telefondan baglaniyorum) ama çocuksuz ve bekarken yaptigim planlar senin işine yarar mı bilmiyorum.senin planın çok karışıktı ve o plana göre iş hiç bitmiyordu:) .benim planlarımda bütün evi sil süpür yarına hiçbir iş kalmasın yani şu odayı bırakayım haftaya temizlerim hiç uymamıştı.ama çocukla 10.ayın sonlarında (artık heryeri tek günde pırıl pırıl yapmanın imkânsız olduğunu net olarak anlayınca) ben de uygulamaya karar verdim şu her hafta ayrı yerde dip temizlik yapmaya.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hım anladım. Çocuksuzken hiç plan yapmamıştım ben. Haftada bir temizlikçi geliyor, her yeri silip süpürüp gidiyordu. Çocuksuz birinin planı da ilgimi çeker aslında, sırf merakımdan.
      Çocukla birlikte temizlik yapınca öyle bir günde bitmiyor maalesef.

      Sil
  21. merhabalar
    tamda benim hiçbirşey yetişmiyor şikayetlerim üzerine eşimin "senin sorunun zamanı yönetememek " demesiyle, kendime günlük haftalık bir program yapmaya karar vermişken okadar da internette gezinmeme rağmen son bir gözatmalar sırasında buldum burayı.ve inanılmaz bir tavafuk oldu, sanki benim için hazırlanmış diyorum.hemen uygulamaya başlayacağım, zamanla kendime göre daha çok uyarlarım.zamanın içinde yol alamayan, bebeğinin büyümesini yaşayamayan biri olmaktan insan endişeleniyor, ve gerçekten plan program şart.yoksa ipin ucu fena kaçıyor.çok teşekkürler ellerinize sağlık.bir sorum olacak benim, perşembe günleri dışarda işlerimi halşediyorum demişsiniz, kızınıza o sıra kim bakıyor ? yoksam birlikte mi çıkıyorsunuz.bu konuda ben yalnız olduğum için tek başıma hiçbirşey yapamıyorum henüz.oğlum 10,5 aylık bu arada.sevgiler.sizi takipteyim artık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu planı bebekle uygulayamadım ben desem? :) 3 yaşından sonra kızımla iyiydi. 18 ay oğlumla olmadı, şimdi 18. ayından sonra yavaş yavaş dönüyorum bu plana ama hala tam uygulayamıyorum, hep bir şeyler eksik kalıyor.

      Bebekle iş zor hakikaten. Bebekle günlük planımı da ayrıca yazayım.

      Çocuklarla birlikte hallediyorum tüm işlerimi ben. Eğer evde misafir akrabamız varsa, bebeği onlara emanet ediyorum. Yoksa bebeği sırtıma bağlayıp veya pusete oturtup işlerimi hallediyorum. Mümkünse gittiğim yerlerde yarım alıyorum. Mesela kuaföre gidersem kuaför çıraklarından birinden rica ediyorum, bahşiş karşılığı oğlumla ilgileniyor.

      Ben de yaşadığım yerde yalnızım, akrabam da yok, çocukları bırakıp çıkacağım bir komşum da yok. Onlarla birlikte iş yapmaya alıştım ama ilk çocukta çok zorlanıyordum gerçekten, zamanla alışıyor insan.

      sağlıkla büyütün bebeğinizi inşallah.

      Sil
    2. Yazinizi okududum beğendim. Bilgileriniz için tesekkur ederiz. Evliyim ama henüz cocugum yok. 4 günde bir evi yatak odası, antre tuvalet oturma odasını supururum haftada bir komple supururum. Hafta bir evi silerim, banyoyu daha sık. İki kişi olduğumuz için salonu kullanamıyoruz pislenmiyor ama yinede 2 haftada bir siler supururum tozuda öyle. En çok yatak odası toz olur 2 günde bir yapsam olmuyor. Çamaşır günüm yok şimdilik uyumlu renkler biriktiyse yikarim bazen gece yikarim geceden asarim sabah esimi ise geçirirken toplarım yerlestiririm. Makinede pek bekletmem. Mutfakta akşamdan bulaşık birakmam ya hemen yikarim ya makineye atarim. Aldigimi hemen yerine koyarim o benim alışkanlığın olmus. Camlar 1 yada 1.5 ayda bir silerim. Eşim 8 buçuk 9 gibi ise gider ondan sonra dinç hissederse kendimi çamaşır varsa hop makineye sonra yemek işi varsa yaparım yoksa ev supurulecekse supururum veya silerim aynı gün ikisini yapmam ama. Veya banyo temizligi Sonra kahvaltı öğlene doğru kahvalti. Eğer o günü 11 e kadar uyuduysam pesine kahvalti öğleden sonraya işler kalır. Ama yaprim yine. Yerde bi çöp bisey düşmüşse mutlaka alırım. Öyle.! Çocuk olunca tamamen düzen değişecek tabi bakalım napacam o zaman. Bende ya işlere yetisemezsem diye korkuyorum.

      Sil
  22. ne güzel bir programmış bu :) bir annenin en önemli görevidir çocuğunun sağlığı, ev temizliği ne mutlu size :)

    YanıtlaSil
  23. Harika bir program bende bir türlü hiç birşeyi yetiştiremiyorum 9 aylık ve 2.5 yaşında iki oğlan 9 yaşında bir Kız çocuğum var bir yeri düzeltsem bir yer mutlaka dağınık oluyor her yer oyuncak ipin ucu kaçmış durumda sadece iki oda bir evde oturuyorum fakat bu çocuklarla mümkün değil evi toplu tutmak sadece evi her gün süpürmeyi aksaymıyorum o kadar bazı günler iki kere süpürme yapıyorum

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Bu gadget'ta bir hata oluştu

Instagram

Instagram

Twitt'le

Bu gadget'ta bir hata oluştu

Translate

E-posta Yoluyla Takip Etmek İçin:

İstatistiklerim


View My Stats